• No results found

Min Ah

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Min Ah"

Copied!
97
0
0

Loading.... (view fulltext now)

Full text

(1)

MINAH

MINAH

SEYYID SIBHATULLAH ARVASI

SEYYID SIBHATULLAH ARVASI

GAVS-I HIZANI (K.S)

GAVS-I HIZANI (K.S)

Atiyeler – Minah Atiyeler – Minah Atiye -1 : Atiye -1 :

Bu şerefli minhaları bunlarla

Bu şerefli minhaları bunlarla ve nefesiyle bereketlenmek gayesiyle şeyhim olan babama (ks) okuyunca şöyleve nefesiyle bereketlenmek gayesiyle şeyhim olan babama (ks) okuyunca şöyle  buyurdu :

 buyurdu :

” Birinci minhadan gaye her

” Birinci minhadan gaye her ümmetin, peygamberinin soyunu ve bir mezhebe bağlı olanın imamının ümmetin, peygamberinin soyunu ve bir mezhebe bağlı olanın imamının soyunusoyunu  bilmesi icap ettiği gibi,

 bilmesi icap ettiği gibi, imkan dahilinde her müridinde, şeyhinin nesebini bilmesinin lüzumlu olduğudur.imkan dahilinde her müridinde, şeyhinin nesebini bilmesinin lüzumlu olduğudur. Bunun iki sebebi vardır. Birincisi

Bunun iki sebebi vardır. Birincisi ; şeyhinin nesebi olduğundan, hususen onda salih kişiler varsa, onunla; şeyhinin nesebi olduğundan, hususen onda salih kişiler varsa, onunla müşerref olmak ve bereketlenmektir.İkincisi ; şeyhin nesebini bilmek kemaldir.

müşerref olmak ve bereketlenmektir.İkincisi ; şeyhin nesebini bilmek kemaldir. Hem de nasıl bir

Hem de nasıl bir kemal!..Çünkü sevenin, sevdiğini mümkün mertebe, her cihetten bilmesi aşkı arttırır.”kemal!..Çünkü sevenin, sevdiğini mümkün mertebe, her cihetten bilmesi aşkı arttırır.” Atiye -2 :

Atiye -2 :

İkinci mimhada, taylasan giymenin gayesini şöyle açıklardı :

İkinci mimhada, taylasan giymenin gayesini şöyle açıklardı : ” O meşguliyetin çok ” O meşguliyetin çok olması ve kalbinolması ve kalbin alakasının azalması için şeyhin

alakasının azalması için şeyhin hayalinden başka şeylere az bakmaktır. Çünkü hayalinden başka şeylere az bakmaktır. Çünkü gerçekte, gözün dönmesiylegerçekte, gözün dönmesiyle kalb de döner.”

kalb de döner.” Atiye -3 :

Atiye -3 :

Gavs (ks) üçncü minhadaki kesin hükmünü şöyle tevcih ederdi. Kaf’ın

Gavs (ks) üçncü minhadaki kesin hükmünü şöyle tevcih ederdi. Kaf’ın kesre okunmasıyla (……) hudusunkesre okunmasıyla (……) hudusun (sonradan olma) zıddı olur. Ona

(sonradan olma) zıddı olur. Ona bakmak ise nakşilerin, müridlerine son talmatı bakmak ise nakşilerin, müridlerine son talmatı olan murakabedir.olan murakabedir. Atiye -4 :

Atiye -4 :

Dördüncü minhadaki Gavs-ı Hizani (ks(‘nin ” şeyhin makamı

Dördüncü minhadaki Gavs-ı Hizani (ks(‘nin ” şeyhin makamı büyüdükçe müridlerin hatası onunbüyüdükçe müridlerin hatası onun gözüneküç

gözüneküçük görülür.” Sözünü ük görülür.” Sözünü iki şekilde anlatırdı.iki şekilde anlatırdı.

Biri : şeyh ne kadar büyük olursa, Allah (c.c)’ın rahmetine, o kaar fazla erişir.

Biri : şeyh ne kadar büyük olursa, Allah (c.c)’ın rahmetine, o kaar fazla erişir. Kalbinde şevkat artar. MüridinKalbinde şevkat artar. Müridin günahını küçük görür.

günahını küçük görür.

İkincisi : şeyh ne kadar yükselir ve büyürse o kadar rahmani ahlakı artar. İkincisi : şeyh ne kadar yükselir ve büyürse o kadar rahmani ahlakı artar. Beşer huyları azalır. Rabbin ululuğu, yanında çoğalır. Kulluğu

Beşer huyları azalır. Rabbin ululuğu, yanında çoğalır. Kulluğu mahf ve fena ile mahf ve fena ile kuvvetlenir. Kendi nefsinikuvvetlenir. Kendi nefsini  bütün halktan, hatta müridlerden daha küçük ve günahkar görür.

 bütün halktan, hatta müridlerden daha küçük ve günahkar görür. Onların suçlarını, kendi suçu yanında küçük görür. Rabbi

Onların suçlarını, kendi suçu yanında küçük görür. Rabbi Celle ve Ala ona Celle ve Ala ona şevkat eylesin diye onlara şevkatşevkat eylesin diye onlara şevkat eder. Nasıl ki hadisi kutside :

eder. Nasıl ki hadisi kutside :

” Yerdekine rahmeyle ki Rabbin de

” Yerdekine rahmeyle ki Rabbin de sana rahmet etsin. ” buyuruyor.sana rahmet etsin. ” buyuruyor. (Ebu Davut, Tirmizi)

(Ebu Davut, Tirmizi) Atiye -5 :

Atiye -5 :

” Beşinci minhadan ” gaye şudur,dedi. Siyah bacaktan murat, varlığı

(2)

nefsi emmarenin kştülüğüne

nefsi emmarenin kştülüğüne bakmaktır.bakmaktır.

Kanat ve renklerin güzelliğinden murat, insanda yaratılan kemalat ve

Kanat ve renklerin güzelliğinden murat, insanda yaratılan kemalat ve zahiren oluşan hayırlı amellerizahiren oluşan hayırlı amelleri görmemek ve vücudun yok olmasına gücü yettiğince çalışmaktır.

görmemek ve vücudun yok olmasına gücü yettiğince çalışmaktır.

Çünkü bunlar, Allah (c.c)’ın ihsan ve nimetidir. Eger ihsan-ı ilahi olmasa bunları yapmaya kulların gücü Çünkü bunlar, Allah (c.c)’ın ihsan ve nimetidir. Eger ihsan-ı ilahi olmasa bunları yapmaya kulların gücü yetmez.Bund

yetmez.Bundan başka her hayırlı an başka her hayırlı amelde, ya o amelin gafletle amelde, ya o amelin gafletle yapılmasına veya sevabından gideren, riyayapılmasına veya sevabından gideren, riya karışmasına sebeb olan nefsi azdırması vardır.

karışmasına sebeb olan nefsi azdırması vardır. Atiye -6 :

Atiye -6 :

Üç minhanın (6-7-8) işaretlerinde, muhatabın anlayışı kıt

Üç minhanın (6-7-8) işaretlerinde, muhatabın anlayışı kıt olduğundan özetle şöyle dedi : ” olduğundan özetle şöyle dedi : ” Dini hükümlarinDini hükümlarin istikameti, bilindiği üzere yalnız emirleri

istikameti, bilindiği üzere yalnız emirleri yapıp, nehiylerden kaçmak değildir.yapıp, nehiylerden kaçmak değildir. Çünkü, böyle bir kişi kendini

Çünkü, böyle bir kişi kendini büyük görebilir. İnsanların kendisini beğenmesini isteyebilir.Amelinebüyük görebilir. İnsanların kendisini beğenmesini isteyebilir.Ameline güvenebilir ve gösteriş için yapabilir. Halbuki

güvenebilir ve gösteriş için yapabilir. Halbuki böyle ameller fayda vermez.böyle ameller fayda vermez. Emirleri yapıp nehiylerden kaçmakla beraber, nefsi gayet kusurlu görmek

Emirleri yapıp nehiylerden kaçmakla beraber, nefsi gayet kusurlu görmek lazımdır. Hatta nefsi böyle görmek lazımdır. Hatta nefsi böyle görmek  emirler yapıp nehiylerden kaçmanın

emirler yapıp nehiylerden kaçmanın anahtarıdır.anahtarıdır.

İstikametin kemali de emrolunduğu şekilde yaplandır. İstikametin kemali ancak Peygamberler (a.s) İstikametin kemali de emrolunduğu şekilde yaplandır. İstikametin kemali ancak Peygamberler (a.s) içiniçin gerçekleşmiştir.

gerçekleşmiştir.

Bundan sonraki, istikamet sahibinin rutbesine göre üst üste sıralanır.

Bundan sonraki, istikamet sahibinin rutbesine göre üst üste sıralanır. Bu kısımlardaki istikametlerde gayetBu kısımlardaki istikametlerde gayet şiddetli zorluklar vardır.

şiddetli zorluklar vardır.

Veli’yi kamil kendi nefsini bütün halktan alçak görür. Hatta kafirden dahi. Bu yalnız iman ve küfür yönünden Veli’yi kamil kendi nefsini bütün halktan alçak görür. Hatta kafirden dahi. Bu yalnız iman ve küfür yönünden değildir.

değildir.

Kafirin günahı, eskiden verdiği vaadi bilmemesi ve

Kafirin günahı, eskiden verdiği vaadi bilmemesi ve Allah (c.c)’ı inkar Allah (c.c)’ı inkar etmesidir.Veli kendi nefsinin kafirdenetmesidir.Veli kendi nefsinin kafirden fazla olarak, emrin emir, yasak nehiy oduğunu bilip emir sahibini tasdik ettiğini halde, gene Allah (c.c)’ın fazla olarak, emrin emir, yasak nehiy oduğunu bilip emir sahibini tasdik ettiğini halde, gene Allah (c.c)’ın emrini terkettiğini yasakladığını işlediğini görür.

emrini terkettiğini yasakladığını işlediğini görür. ( Cenab-ı Hak ervah aleminde

( Cenab-ı Hak ervah aleminde zerreler şeklindeki ervahlara hitap ederek : zerreler şeklindeki ervahlara hitap ederek : Ben rabbiniz değilmiyim buyurdu.Ben rabbiniz değilmiyim buyurdu. Bütün ervahlar : Sen

Bütün ervahlar : Sen bizim rabbimizsin diye cevap verdiler. Dünya aleminde müslümanlar bu bizim rabbimizsin diye cevap verdiler. Dünya aleminde müslümanlar bu sözü yerinesözü yerine getirip iman ettiler. Buna misak adı verilir.)

getirip iman ettiler. Buna misak adı verilir.)

Keza Veli kendi nefsini, halk ona tabi olmasına rağmen hiç bir sıfata mazhar olmamış bilir.

Keza Veli kendi nefsini, halk ona tabi olmasına rağmen hiç bir sıfata mazhar olmamış bilir. Kafirde ise enKafirde ise en azından mü’minin kaçınması gerektiğini bildiği kahir sıfatı

azından mü’minin kaçınması gerektiğini bildiği kahir sıfatı vardır.vardır.

( İnsanlar Allah (c.c) sıfatlarının aynalarıdır. Kimisinde Cemal, kimisinde Celal, kimisinde Kahır sıfatları ( İnsanlar Allah (c.c) sıfatlarının aynalarıdır. Kimisinde Cemal, kimisinde Celal, kimisinde Kahır sıfatları tecelli eder.)

tecelli eder.)

Bu meseleyi müşkil görerek, açıklanmasını istedim. Cevaben : ”Bu

Bu meseleyi müşkil görerek, açıklanmasını istedim. Cevaben : ”Bu söylediğim dini hükümlerin dışı değilsöylediğim dini hükümlerin dışı değil aynıdır. Ancak bunu anlatmakla değil, o makamın zevkini

aynıdır. Ancak bunu anlatmakla değil, o makamın zevkini yaşamakla öğrenirsin.” dedi.yaşamakla öğrenirsin.” dedi. Atiye -7 :

Atiye -7 :

Dokuzuncu minha

Dokuzuncu minhanın açıklanmasında şöyle diyor : ” Mürid iki kısımdır. Biri nın açıklanmasında şöyle diyor : ” Mürid iki kısımdır. Biri Mürid diğeri muraddır.Mürid diğeri muraddır. Birincisi Allah (c.c)’ın ve

Birincisi Allah (c.c)’ın ve şeyhin rızasını kazanmak için bütün imkanlarını kullanıp gayesine ulaşandır. Ki şeyhin rızasını kazanmak için bütün imkanlarını kullanıp gayesine ulaşandır. Ki bubu gayret ve çalışmaya süluk denir.

(3)

Sülukta iki kısımdır. Sülukta iki kısımdır.

a) Salik-i meczubdur- Gece gündüz şeyhinin emrettiği

a) Salik-i meczubdur- Gece gündüz şeyhinin emrettiği yolda yürür. Şeyhinin muhabbet ve terbiyesi ona, Allahyolda yürür. Şeyhinin muhabbet ve terbiyesi ona, Allah (c.c)’a doğrubir çekilme verir. O buna vakıf oluncaya kadar devam eder. O cezbe ve muhabbet bineği ile gün (c.c)’a doğrubir çekilme verir. O buna vakıf oluncaya kadar devam eder. O cezbe ve muhabbet bineği ile gün  be gün yükselir.

 be gün yükselir.

 b) Yalnız saliktir- Yani salik-i gayr-i

 b) Yalnız saliktir- Yani salik-i gayr-i meczubdur. Bu kısım birinci kısım gibi süluk etmiş, yalnız o şekildemeczubdur. Bu kısım birinci kısım gibi süluk etmiş, yalnız o şekilde çekildiğine vakıf olamamıştır. Bu ya

çekildiğine vakıf olamamıştır. Bu ya sekeratta, ya kabirde, ya da daha sonra vakıf sekeratta, ya kabirde, ya da daha sonra vakıf olacaktır.olacaktır.

Müridin ikinci kısmı olan murad,birincisi gibi, irade-i cüziyesini çalıştırmamış veya hiç diyecek kadar az Müridin ikinci kısmı olan murad,birincisi gibi, irade-i cüziyesini çalıştırmamış veya hiç diyecek kadar az çalıştırmıştır. Yalnız Allah (c.c)’ın

çalıştırmıştır. Yalnız Allah (c.c)’ın emriyle şeyh dileyip ona nazar etmiştir. emriyle şeyh dileyip ona nazar etmiştir. Bu sebeblede cezbeye düşmüştür.Bu sebeblede cezbeye düşmüştür. Ki bu cezbeye muhabbet denir.

Ki bu cezbeye muhabbet denir. Muhib de iki kısımdır.

Muhib de iki kısımdır.

Birincisi : Meczub-u salik olup,

Birincisi : Meczub-u salik olup, cezbesi sebebiyle secaata gelerek süluk etmiş ve ona çok sohbet nesibcezbesi sebebiyle secaata gelerek süluk etmiş ve ona çok sohbet nesib olmuştur.

olmuştur.

İkincisi : yalnız meczubdur. Yani

İkincisi : yalnız meczubdur. Yani meczub-u gayr-i saliktir. Meczub olduğu halde, ona secaat gelmemiş,meczub-u gayr-i saliktir. Meczub olduğu halde, ona secaat gelmemiş, sohbet ve terbiyeden hiç bir

sohbet ve terbiyeden hiç bir şey nasib olmamış veya yok denecek kadar az nasib şey nasib olmamış veya yok denecek kadar az nasib olmuştur.olmuştur.

En yüksekleri birinci kısım, sonra üçüncü kısım, en alt tabakasıda dördüncü kısımdır. Gavs (ks) ” Hiç eseri En yüksekleri birinci kısım, sonra üçüncü kısım, en alt tabakasıda dördüncü kısımdır. Gavs (ks) ” Hiç eseri kalmamış.” diye işaret ettiği bu kısımdır.

kalmamış.” diye işaret ettiği bu kısımdır. Onuncu minhanın tafsilinde Gavs (ks) :

Onuncu minhanın tafsilinde Gavs (ks) : ” Kalbe istemeden gelen havatırdan (düşünce) istiğfar ” ” Kalbe istemeden gelen havatırdan (düşünce) istiğfar ” hakkındahakkında şöyle dedi : ” Gerçi onlar zarar vermezse de yine kalbde bir çeşit ağırlık

şöyle dedi : ” Gerçi onlar zarar vermezse de yine kalbde bir çeşit ağırlık ve duman meydana getirir. İstiğfar ve duman meydana getirir. İstiğfar  onu siler.”

onu siler.”

Onbir ve onikininci minha hakkında dedi ki : ” Rabitanin b ir

Onbir ve onikininci minha hakkında dedi ki : ” Rabitanin b ir çok çeşidi vardır. Minhalarda zikredilenlerleçok çeşidi vardır. Minhalarda zikredilenlerle sınrılı değildir. Zikredilmeyenlerin birisi rabıta-i kalbidir.”

sınrılı değildir. Zikredilmeyenlerin birisi rabıta-i kalbidir.”

( Bu not, Seyda-i Taği (ks)’den alınmıştır. Müridin kendi şeyhinin cismini bir

( Bu not, Seyda-i Taği (ks)’den alınmıştır. Müridin kendi şeyhinin cismini bir mana gibi bilerek onun suretini,mana gibi bilerek onun suretini,  büyüklüğünü ve nurani nisbetini kalbinde tasavvur etmesine rabıta-i kalbi denir.)

 büyüklüğünü ve nurani nisbetini kalbinde tasavvur etmesine rabıta-i kalbi denir.) ”Sen kalbimle, kapağının arasına akıyorsun

”Sen kalbimle, kapağının arasına akıyorsun Damlaların gözkapağından aktığı gibi. Damlaların gözkapağından aktığı gibi. Kalbimin içindeki zamirine giriyorsun, Kalbimin içindeki zamirine giriyorsun, Ruhların bedenlere girmesi gibi.” Ruhların bedenlere girmesi gibi.” Atiye -8 :

Atiye -8 :

Onaltıncı minhda geçen rabıtadaki istikametten murad manevi rabıtadır. Gavs

Onaltıncı minhda geçen rabıtadaki istikametten murad manevi rabıtadır. Gavs (ks) : şeyhinden rivayet ederek :(ks) : şeyhinden rivayet ederek : ” Vefatından sonra şeyhinden feyiz almaya kabiliyetli olan

” Vefatından sonra şeyhinden feyiz almaya kabiliyetli olan rabıta-i manevi makamı olandır.Yani devamlırabıta-i manevi makamı olandır.Yani devamlı olarak rabıta-i manevi yapabilendir. rabıta-i maneviyi bazen yapabilen değildir.”

olarak rabıta-i manevi yapabilendir. rabıta-i maneviyi bazen yapabilen değildir.” Onsekizinci minha hakkında buyurdu : ” Şeriatın en

Onsekizinci minha hakkında buyurdu : ” Şeriatın en mühim ameli namaz olduğu gibi, tarikatında en mühim ameli namaz olduğu gibi, tarikatında en mühimmühim amelide rabıtadır. Çünkü her ikiside, Allah

(4)

Peygamber Efendimiz Hadisi Şerifte şöyle buyurmuştur. Peygamber Efendimiz Hadisi Şerifte şöyle buyurmuştur. ” Kıyamet gününde kulun ilk hesap

” Kıyamet gününde kulun ilk hesap verecek olduğu şey namazdır.”verecek olduğu şey namazdır.” ( Bu nedenle mürid

( Bu nedenle mürid tarikattan çıkmaya niyet ederse çıkmış olur. tarikattan çıkmaya niyet ederse çıkmış olur. Şafii mezhebine göre namazın içindeŞafii mezhebine göre namazın içinde namazdan çıkmaya niyet eden velev ki hareket yapmasa dahi namazı fasid

namazdan çıkmaya niyet eden velev ki hareket yapmasa dahi namazı fasid olur. (İane-tü-talibin 1/204)olur. (İane-tü-talibin 1/204) Tarikatta tıpkı bunun gibi

Tarikatta tıpkı bunun gibi mürid çıkmaya niyet ederse çıkmış olur. mürid çıkmaya niyet ederse çıkmış olur. Bu konuda minah 20′ye bakınız.)Bu konuda minah 20′ye bakınız.) Yirmibirinci minha hakkında diyor ki : ” Bir

Yirmibirinci minha hakkında diyor ki : ” Bir tarikat alma niyeti, şeyh için büyük bir nimettir. Nimet tarikat alma niyeti, şeyh için büyük bir nimettir. Nimet ise şükrüise şükrü gerektirir.Nefsin aczini kırar, nefsin kemalden uzaklığını, kuvvet ve

gerektirir.Nefsin aczini kırar, nefsin kemalden uzaklığını, kuvvet ve izzetin Allah (c.c) haşrolduğunu, gerçek izzetin Allah (c.c) haşrolduğunu, gerçek  nimet verenin o olduğunu bildiği için istiğfar edilir.

nimet verenin o olduğunu bildiği için istiğfar edilir. Yine bu niyet, ” sende bir kemalat ver ki halk

Yine bu niyet, ” sende bir kemalat ver ki halk itibar ediyor.” hayaliyle ucub ve tekebbüre (büyüklenitibar ediyor.” hayaliyle ucub ve tekebbüre (büyüklenme) sebebme) sebeb olabildiğinden, istiğfarda zilletin ve kemalatın zalnız Allah-ü

olabildiğinden, istiğfarda zilletin ve kemalatın zalnız Allah-ü Taala’dan olduğunu, havl ve kuvvetin yalnızTaala’dan olduğunu, havl ve kuvvetin yalnız onda bulunduğun

onda bulunduğunu ikrar etmeyi iyice bildiği iu ikrar etmeyi iyice bildiği için, onları götürür.çin, onları götürür. Yirmiikinci minha hakkında diyor ki

Yirmiikinci minha hakkında diyor ki :” Mesh olunan şahıs, bazen çevrildiği suret :” Mesh olunan şahıs, bazen çevrildiği suret üzerine haşre gelir.üzerine haşre gelir. Tanınmadığı içinde ona şefaat edilmez. Allah (c.c)

Tanınmadığı içinde ona şefaat edilmez. Allah (c.c) bizi ve bütün ümmet-i bizi ve bütün ümmet-i Muhammedi (a.s) korusun.”Muhammedi (a.s) korusun.” Günahtan dolayı nefsine acıyıp, pişman olmak, bazen devamlı, bazen geçici olur.

Günahtan dolayı nefsine acıyıp, pişman olmak, bazen devamlı, bazen geçici olur. Tesirden gaye ikisindenTesirden gaye ikisinden  biriyle mütessir olmaktır.Acımamaktan gaye ise hiç acımamaktır. Zira

 biriyle mütessir olmaktır.Acımamaktan gaye ise hiç acımamaktır. Zira geçici olarak acıma meshin men’inegeçici olarak acıma meshin men’ine kafidir.

kafidir.

Yirmiüçüncü minha hakkında dedi ki :”

Yirmiüçüncü minha hakkında dedi ki :” Vaazın tesiri bazen bir korku, Vaazın tesiri bazen bir korku, bazen bir muhabbet hasıl olmasıdır.”bazen bir muhabbet hasıl olmasıdır.” (Tertipliyen Molla Ahmedoğlu, Molla Diyauddin)

(Tertipliyen Molla Ahmedoğlu, Molla Diyauddin) Minah – Seyyid Sıbgatıllah – il Arvasi (k.s.a.) Minah – Seyyid Sıbgatıllah – il Arvasi (k.s.a.)

Minah 1-25 Minah 1-25 Minah-1: Minah-1:

Gavsi Hizan-i (ks) neseb-i şerifini şöyle açıklardı.” Ben Lütfullah’ın oğluyum, o Abdurrahman’ın oğlu, o Gavsi Hizan-i (ks) neseb-i şerifini şöyle açıklardı.” Ben Lütfullah’ın oğluyum, o Abdurrahman’ın oğlu, o Abdullah’ın oğlu, o Muhammed’in oğlu, o Şeyh İbrahim’in oğlu, o Cemalüddin’in oğlu, o Şeyh İbrahim’in Abdullah’ın oğlu, o Muhammed’in oğlu, o Şeyh İbrahim’in oğlu, o Cemalüddin’in oğlu, o Şeyh İbrahim’in oğlu, o Cemalüddin’in oğlu, der

oğlu, o Cemalüddin’in oğlu, der burada dururdu. Şeyhi Seyyid Taha (ks)’dan naklederek Molla oburada dururdu. Şeyhi Seyyid Taha (ks)’dan naklederek Molla o Muhammed-i Arvasi adıyla meşhur olan zatın oğludur. ”

Muhammed-i Arvasi adıyla meşhur olan zatın oğludur. ” derdi. Bu söyünü bazen kesin olarak söyler. Bazendederdi. Bu söyünü bazen kesin olarak söyler. Bazende kesin gibi görünürdü.

kesin gibi görünürdü. Minah-2 :

Minah-2 :

Taylasan maddi ve manevi olmak üzere iki türlüdür. Maddi taylasan bellidir. Manevi olan ; Mürid mürşidini Taylasan maddi ve manevi olmak üzere iki türlüdür. Maddi taylasan bellidir. Manevi olan ; Mürid mürşidini  başının üstünde örtü şeklinde kabul edip, örtüsünün sarkan ucu ğibi

 başının üstünde örtü şeklinde kabul edip, örtüsünün sarkan ucu ğibi mürşidinin kendi vücuduna sardığınımürşidinin kendi vücuduna sardığını inanarak, ondan feyiz almasıdır.Müridi gayeye eriştirmekte bu yol

inanarak, ondan feyiz almasıdır.Müridi gayeye eriştirmekte bu yol faydalıdır.faydalıdır. (Taylasan bazı tarikatlarda görüldüğü gibi başa bir

(Taylasan bazı tarikatlarda görüldüğü gibi başa bir örtü atmaktır. Bunun faydası gözün sağa sola örtü atmaktır. Bunun faydası gözün sağa sola dönmeyip,dönmeyip, önüne bakmasını sağlayarak

önüne bakmasını sağlayarak, kalbin huzurunu muhafaz etmektir. Burada , kalbin huzurunu muhafaz etmektir. Burada işaret edilen, husus kalbin huzurununişaret edilen, husus kalbin huzurunun sağlanmasınd

(5)

Minah-3 : Minah-3 :

Şeyh Abdulhalık Gucdevani (k.s)’nin sözü olan (….) nazar

Şeyh Abdulhalık Gucdevani (k.s)’nin sözü olan (….) nazar ber kadem’in manası bazılarının dediği gibi ber kadem’in manası bazılarının dediği gibi Kaf’ınKaf’ın esre okunmasıyla ” nazarın (yönün) hep Allah’a

esre okunmasıyla ” nazarın (yönün) hep Allah’a (c.c) (….) şeklınde değil, belki (c.c) (….) şeklınde değil, belki Kaf’ın üstün okunmasıylaKaf’ın üstün okunmasıyla (…..) maksudun ; ”

(…..) maksudun ; ” sofinin namazdaki gibi hep ayağının üzerie bakması” olacağını kesinlikle söylerdi.sofinin namazdaki gibi hep ayağının üzerie bakması” olacağını kesinlikle söylerdi. Minah-4 :

Minah-4 :

Ubeydullah Ahrar (k.s) H.z’nin bir

Ubeydullah Ahrar (k.s) H.z’nin bir sofisi şeyhinin affetmeyeceğini zannettiği bir hata işledi. sofisi şeyhinin affetmeyeceğini zannettiği bir hata işledi. Bundan dolayıBundan dolayı sohbet meclisine vaktinde gelmedi. Şah-ı Nakşibendi (k.s) H.z’nin huzuruna gidip, ruhuna bir

sohbet meclisine vaktinde gelmedi. Şah-ı Nakşibendi (k.s) H.z’nin huzuruna gidip, ruhuna bir Fatiha ve bir Fatiha ve bir  ihlas okuyarak af diledi. Şeyhinin kendisini affetmesi

ihlas okuyarak af diledi. Şeyhinin kendisini affetmesi içinde aracılığını istedi. Şah-ı Nakşibendi (k.s) içinde aracılığını istedi. Şah-ı Nakşibendi (k.s) H.z’leriH.z’leri sofiyi affetti, aynı zamanda şeyhinede affettirdi. Gavsi Hizan-i (ks) bu hikayeyi anlatırken buyurdu : ” Şah-ı sofiyi affetti, aynı zamanda şeyhinede affettirdi. Gavsi Hizan-i (ks) bu hikayeyi anlatırken buyurdu : ” Şah-ı  Nakşibendi (k.s) H.z’lerinin makamı

 Nakşibendi (k.s) H.z’lerinin makamı sofinin şeyhinden daha büyüktü. Şeyhin makamı sofinin şeyhinden daha büyüktü. Şeyhin makamı büyüdükçebüyüdükçe müridlerinin hatası onun gözüne küçük görülür. Tıpkı dünya büyüklerinde olduğu gibi.”

müridlerinin hatası onun gözüne küçük görülür. Tıpkı dünya büyüklerinde olduğu gibi.” Minah-5 :

Minah-5 :

”Sofi tavus kuşu gibi olmalıdır.

”Sofi tavus kuşu gibi olmalıdır. Nasıl ki tavus kuşu ayaklarının siyahlığını Nasıl ki tavus kuşu ayaklarının siyahlığını görünce vücudunun güzelliğinigörünce vücudunun güzelliğini görmez. Sofi de bu

görmez. Sofi de bu düşünce ve hal üzerinde olmalıdır. Çünkü iyi düşünce ve hal üzerinde olmalıdır. Çünkü iyi haline bakmak, ona güvenmek, kibir vehaline bakmak, ona güvenmek, kibir ve gurura sebeb olur.” der.

gurura sebeb olur.” der. ” Tavus o kadar güzel

” Tavus o kadar güzel renkli olmasına rağmen siyah bacağından dolayı mahçuptur.”renkli olmasına rağmen siyah bacağından dolayı mahçuptur.” Beytini okuduktan sonra şöyle devam etti.

Beytini okuduktan sonra şöyle devam etti. ” Mahlukattaki kemalatın hepsi Allah (c.c)’ın

” Mahlukattaki kemalatın hepsi Allah (c.c)’ın kemalatının bir yansımasıdır. Kişinin kemalatı kendisindenkemalatının bir yansımasıdır. Kişinin kemalatı kendisinden  bilmesi boş bir iddia ve büyük bir kusurdur.”

 bilmesi boş bir iddia ve büyük bir kusurdur.” Minah-6 :

Minah-6 :

”Nefsi gayet kusurlu görüp onu bütün hallerinden dolayı

”Nefsi gayet kusurlu görüp onu bütün hallerinden dolayı suçlamadıkçasuçlamadıkça, şeriat , şeriat üzere istikamet sağlanamaz.”üzere istikamet sağlanamaz.” sözünün manası sorulduğund

sözünün manası sorulduğunda, durumun daha iyi a, durumun daha iyi anlaşılabilmesi için Semnana’nin Nefahat’taki : ” Nefsianlaşılabilmesi için Semnana’nin Nefahat’taki : ” Nefsi kusurlu görmemek onu itham etmemek büyük günahtır.” sözünü naklettikten sonra :

kusurlu görmemek onu itham etmemek büyük günahtır.” sözünü naklettikten sonra : - ” İstikamet

- ” İstikamet ise büyük günahla birleşmez.” cevabını verdi.ise büyük günahla birleşmez.” cevabını verdi. Minah-7 :

Minah-7 :

Peygamber Efendimiz (a.s) buyurmuştur ki : Peygamber Efendimiz (a.s) buyurmuştur ki :

” Hud suresi beni ihtiyarlattı.” ( Hud suresi. 112. Ayet) ” Hud suresi beni ihtiyarlattı.” ( Hud suresi. 112. Ayet)

Bu surede, ” Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” buyrulduğu için

Bu surede, ” Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” buyrulduğu için Peygamber Efendimiz (a.s) böylePeygamber Efendimiz (a.s) böyle  buyurdulalar.

 buyurdulalar.

 Ne zaman ki sure-i

 Ne zaman ki sure-i Yasin’in başındaki,Yasin’in başındaki, ” Muhakkak ki sen (

” Muhakkak ki sen ( Ey Resülüm tarafımızdan elçi olarak Ey Resülüm tarafımızdan elçi olarak kllarıma) gönderilen peygamberlerdenkllarıma) gönderilen peygamberlerdensin doğru bir sin doğru bir  yol ( islam dini) üzerindesin.” Ayeti nazil oldu. Resğlğllah (a.s)’ın kalbi rahatladı. (Yasin suresi. 4. Ayet) yol ( islam dini) üzerindesin.” Ayeti nazil oldu. Resğlğllah (a.s)’ın kalbi rahatladı. (Yasin suresi. 4. Ayet) Minah-8 :

Minah-8 :

Mürşidimin emri ve zaruret

Mürşidimin emri ve zaruret olmasaydı, nefsimdeki ayıbı, kusuru gördüğümden, kabiliyetsizliğimi bildiğimdenolmasaydı, nefsimdeki ayıbı, kusuru gördüğümden, kabiliyetsizliğimi bildiğimden dolayı tarikat üzere konuşmaya ve irşada cesaret edemezdim.

dolayı tarikat üzere konuşmaya ve irşada cesaret edemezdim. Şeyhim Seyyid Taha (k.s) bana şöyle buyurmuştu :

(6)

görmezse, yazıklar olsun sana !…” görmezse, yazıklar olsun sana !…” Bir seferinde de ben şeyhime ”

Bir seferinde de ben şeyhime ” Nefsimin kusurunu gördüğümden ve halkın da bunları bildiğine iNefsimin kusurunu gördüğümden ve halkın da bunları bildiğine inandığımda,nandığımda, onların arasına karışmaya hatta onlarla yolda karşılaşmaya utanıyorum.” dediğimde, bana ” hep

onların arasına karışmaya hatta onlarla yolda karşılaşmaya utanıyorum.” dediğimde, bana ” hep bu hal üzerebu hal üzere ol.” diye söyledi.

ol.” diye söyledi. Minah-9 :

Minah-9 :

Gavsi (k.s) şöyle buyurdu : Gavsi (k.s) şöyle buyurdu :

Hayvanlar, ınsanlara nisbeten anne ve baba terbiyesinde daha az kaldıklarından dolayı akılsızdırlar. İnsanlar  Hayvanlar, ınsanlara nisbeten anne ve baba terbiyesinde daha az kaldıklarından dolayı akılsızdırlar. İnsanlar  ise anne ve baba terbiyesinde çok kaldıklarından dolayı akıllı

ise anne ve baba terbiyesinde çok kaldıklarından dolayı akıllı ve faziletlidirler. Bunun gibi ve faziletlidirler. Bunun gibi salikin ikincisalikin ikinci doğumu olan manevi doğum diye adlandırılan seyr-i süluku erken

doğumu olan manevi doğum diye adlandırılan seyr-i süluku erken tamamlayıp müeşidin terbiye memesindentamamlayıp müeşidin terbiye memesinden erken kesilenin makamı daha düşük olur.

erken kesilenin makamı daha düşük olur. Kim ki mürşidin

Kim ki mürşidin terbiye ve himayesinde daha uzun bir müddet kalırsa terbiye ve himayesinde daha uzun bir müddet kalırsa (sey-i sülukunu geç tamamlarsa) onun(sey-i sülukunu geç tamamlarsa) onun makamı ve kemalatı yüksek olup, devamlı istikamet üzerinde olur.

makamı ve kemalatı yüksek olup, devamlı istikamet üzerinde olur.

Mürşidin bir nazarıyla kemalata erip icazet alanlar ise, kendileri bu dünyadan gidince izleri silini, hiç bir  Mürşidin bir nazarıyla kemalata erip icazet alanlar ise, kendileri bu dünyadan gidince izleri silini, hiç bir  silsilede de adları

silsilede de adları geçmez.geçmez. Minah-10 :

Minah-10 :

İnsanın kalbine gelen gayr-i ihtiyari

İnsanın kalbine gelen gayr-i ihtiyari vesveseler, zararsız olsada mürid bunlar için istiğfar vesveseler, zararsız olsada mürid bunlar için istiğfar etmesi gerekir.etmesi gerekir. Minah-11 :

Minah-11 :

Kalbi havatırdan korumak için yapılan rabıta

Kalbi havatırdan korumak için yapılan rabıta şöyledir. Mürid, mürşidini başının üstünde oturuyor şeklindeşöyledir. Mürid, mürşidini başının üstünde oturuyor şeklinde düşünür. Çünkü bana açıklandığına göre, şeytanın vücuda girme yeri baş tarafındandır.

düşünür. Çünkü bana açıklandığına göre, şeytanın vücuda girme yeri baş tarafındandır. Minah-12 :

Minah-12 :

Gavsi (k.s) namazdan önceki rabıta şöyle olur

Gavsi (k.s) namazdan önceki rabıta şöyle olur dedi :dedi :

Yalnız; namaza girmeden (iftitah tekbirinden) önce mürid, gafletin gitmesi için mürşidin bie elbise gibi bütün Yalnız; namaza girmeden (iftitah tekbirinden) önce mürid, gafletin gitmesi için mürşidin bie elbise gibi bütün vücudunu kapladığını düşünür.

vücudunu kapladığını düşünür.

Diğer vakitlerde mürid mürşidinin her

Diğer vakitlerde mürid mürşidinin her an yanında olduğunu tasavvur ederse çok büyük fayda görür.an yanında olduğunu tasavvur ederse çok büyük fayda görür. Minah-13 :

Minah-13 :

Seyyid Taha (k.s) rabıtanın ehemmiyetini şöyle belirttiler : ” Zikirsiz rabıta ile

Seyyid Taha (k.s) rabıtanın ehemmiyetini şöyle belirttiler : ” Zikirsiz rabıta ile Allah (c.c)’a ulaşılır, amaAllah (c.c)’a ulaşılır, ama rabıtasız zikir ile Allah (c.c)’a ulaşılmaz.” Bu sözleri Gavsi (k.s) H.z kabul ettiler.

rabıtasız zikir ile Allah (c.c)’a ulaşılmaz.” Bu sözleri Gavsi (k.s) H.z kabul ettiler. Bazen buyururlardı ki : ”Bazen buyururlardı ki : ” Zikir kalbi sultası altına almak şartı ile r

Zikir kalbi sultası altına almak şartı ile rabıtasız zikirlede Allah (c.c)’a ulaşmak mümkündür. Lakin nadirenabıtasız zikirlede Allah (c.c)’a ulaşmak mümkündür. Lakin nadiren ulaşılır.”

ulaşılır.” Minah-14 : Minah-14 :

Gavsi (k.s) H.z ; Bazı meşayihlerin, müridlerini yalnız rabıtayla terbiye etmelerini görürdü. Gavsi (k.s) H.z ; Bazı meşayihlerin, müridlerini yalnız rabıtayla terbiye etmelerini görürdü. Minah-15 :

Minah-15 :

Gavsi (k.s) H.z ;

Gavsi (k.s) H.z ; Müridin mürşidinden rabıta yoluyla aldığı fMüridin mürşidinden rabıta yoluyla aldığı feyzin konuşarak aldiğından daha kuvvetli olduğueyzin konuşarak aldiğından daha kuvvetli olduğu kanaatindeydi.

kanaatindeydi. Minah-16 : Minah-16 :

Müridin rabıtası tam olursa hayattaki şeyhinin ruhaniyetinden iyi bir şekilde feyiz alır. Rabıtası tam olan Müridin rabıtası tam olursa hayattaki şeyhinin ruhaniyetinden iyi bir şekilde feyiz alır. Rabıtası tam olan

(7)

müridin, şeyhinin vefatından sonra başka bir şeyhe gitmesine gerek yoktur.

müridin, şeyhinin vefatından sonra başka bir şeyhe gitmesine gerek yoktur. Rabıtası tam olmayanın, şeyhiRabıtası tam olmayanın, şeyhi vefat ettiğindebaşka bir şeyhe gitmesi gerekir.

vefat ettiğindebaşka bir şeyhe gitmesi gerekir. Minah-17 :

Minah-17 :

Gavsi (k.s) H.z ; Rabıtanın önemini ve gerekliliğini belirtmek için :

Gavsi (k.s) H.z ; Rabıtanın önemini ve gerekliliğini belirtmek için : ”Rabıtaya devam ediniz, rabıtaya devam”Rabıtaya devam ediniz, rabıtaya devam ediniz, rabıtaya devam ediniz !…” buyurur

ediniz, rabıtaya devam ediniz !…” buyurur ve rabıtayı çok tavsiye ederdi.ve rabıtayı çok tavsiye ederdi. Minah-18 :

Minah-18 :

Müridin hallerinden ekseriya ilk sorulan rabıtanin husülüdür. (Rabıtanın

Müridin hallerinden ekseriya ilk sorulan rabıtanin husülüdür. (Rabıtanın husülü ; Mürşidin suretinin gözhusülü ; Mürşidin suretinin göz önüne gelmesidir.)

önüne gelmesidir.) Minah-19 :

Minah-19 :

Mürid için bid’at ikidir. Şeriattaki bid’at, tarikattaki

Mürid için bid’at ikidir. Şeriattaki bid’at, tarikattaki bid’at. Mürid için tarikattaki bid’at daha tehlikelidir.bid’at. Mürid için tarikattaki bid’at daha tehlikelidir. Minah-20 :

Minah-20 :

Mürid tarikatta n iki türlü

Mürid tarikatta n iki türlü çıkar. Birincisi büyük günahlarda ısrar, ikincisi ” ben tarikattan çıktım demektir.”çıkar. Birincisi büyük günahlarda ısrar, ikincisi ” ben tarikattan çıktım demektir.” Minah-21 :

Minah-21 :

Mürşide, tevbe veya tarikat almaya bir kişi geldiği zaman o mürşid kendi nefsi için çok istiğfar

Mürşide, tevbe veya tarikat almaya bir kişi geldiği zaman o mürşid kendi nefsi için çok istiğfar etmelidir.etmelidir. Minah-22 :

Minah-22 :

Mesh-i suri Peygamber Efendimiz (a..s) hürmetine Ümmet-i

Mesh-i suri Peygamber Efendimiz (a..s) hürmetine Ümmet-i Muhammedden kaldırılmıştır. Bütün ümmetiMuhammedden kaldırılmıştır. Bütün ümmeti davette (bu tabir

davette (bu tabir Peygamber Efendimizin (a..s) peygamberliğinden kıyamete kadar Peygamber Efendimizin (a..s) peygamberliğinden kıyamete kadar dünyaya gelecek olan,cindünyaya gelecek olan,cin ve insanlara şamildir) bu nimete

ve insanlara şamildir) bu nimete dahildir.dahildir.

Mesh-i manevi ise devam etmektedir. Mesh-i manevide kişinin hangi kötü sıfatı galip ise, kalben o sıfatla Mesh-i manevi ise devam etmektedir. Mesh-i manevide kişinin hangi kötü sıfatı galip ise, kalben o sıfatla meşhur olan hayvan suretine

meşhur olan hayvan suretine döndürülür.döndürülür. Minah-23 :

Minah-23 :

Gavsi (k.s) H.z ; Mesh-i manevi üzerinde bir gün yine buyurdular : ”

Gavsi (k.s) H.z ; Mesh-i manevi üzerinde bir gün yine buyurdular : ” İnsanda Mesh-i manevinin iki belirtisiİnsanda Mesh-i manevinin iki belirtisi vardır. Birincisi,kişiye vaz-ü nasihatın tesir etmemesi, ikincisi

vardır. Birincisi,kişiye vaz-ü nasihatın tesir etmemesi, ikincisi günahından pişmanlık duymamasıdgünahından pişmanlık duymamasıdır.”ır.” Minah-24 :

Minah-24 :

Gavs (k.s) H.z buyurdu : ” Dünya sevgisi ve aşkıyla ölen kişiler, ehli iman olmalarına rağmen sırtı

Gavs (k.s) H.z buyurdu : ” Dünya sevgisi ve aşkıyla ölen kişiler, ehli iman olmalarına rağmen sırtı kıbleyekıbleye çevrilmiş olarak (keşif yoluyla) görülüyor.”

çevrilmiş olarak (keşif yoluyla) görülüyor.” Minah-25 :

Minah-25 : Zalim kişiler ve

Zalim kişiler ve siyaset adamları ile ilişkinin kaidesini şöyle siyaset adamları ile ilişkinin kaidesini şöyle açıklardı : ” açıklardı : ” Onları kendi ahlakına çekeceksenOnları kendi ahlakına çekeceksen  beraber ol. Eğer onlar

 beraber ol. Eğer onlar seni kendi ahlakına çevirecekse beraber olma.”seni kendi ahlakına çevirecekse beraber olma.” Minah – Seyyid Sıbgatıllah – il Arvasi (k.s.a.)

Minah – Seyyid Sıbgatıllah – il Arvasi (k.s.a.) Minah 26-50

Minah 26-50 Minah-26 : Minah-26 :

Dört yönü birden kuşatarak gelen nisbet, tek

Dört yönü birden kuşatarak gelen nisbet, tek yönden gelen nisbetten daha ekmeldir. Çünkü her tarafıyönden gelen nisbetten daha ekmeldir. Çünkü her tarafı kuşatarak gelen nisbette, şeyta

kuşatarak gelen nisbette, şeytanın ilgisi yoktur. Musa (a.s) kelamı dört nın ilgisi yoktur. Musa (a.s) kelamı dört bir yandan işittiği için Allah (c.c)’ınbir yandan işittiği için Allah (c.c)’ın kelmaı olduğuna emindi.

kelmaı olduğuna emindi. Minah-27 :

(8)

 Nisbet kuşatmalı olmadığı zaman arkadan geleni, diğer yönlerden gelene tercih

 Nisbet kuşatmalı olmadığı zaman arkadan geleni, diğer yönlerden gelene tercih ederdi.ederdi. Minah-28 :

Minah-28 :

“Mürid en çok nisbeti hizmetten alır. Hizmetten alınan feyiz ve kemalat daha tesirli ve uzun sürelidir.” “Mürid en çok nisbeti hizmetten alır. Hizmetten alınan feyiz ve kemalat daha tesirli ve uzun sürelidir.”  buyurur ve şöyle misal verirdi : ” Nasıl ki

 buyurur ve şöyle misal verirdi : ” Nasıl ki arpa yiyen hayvanın semizliği yeni kesilse dahi bir müddet devamarpa yiyen hayvanın semizliği yeni kesilse dahi bir müddet devam eder. Ama bahar otuyla beslenen çabuk çöker. Hizmetten hasıl

eder. Ama bahar otuyla beslenen çabuk çöker. Hizmetten hasıl olan nisbet kolay kolay kaybolmaz. Başkaolan nisbet kolay kolay kaybolmaz. Başka şeylerden doğan nisbet ise nefsin küçük bir kusuruyla kaybolur.” derdi.

şeylerden doğan nisbet ise nefsin küçük bir kusuruyla kaybolur.” derdi. Minah-29 :

Minah-29 :

Gavs (k.s) H.z bir gün bu fakirden, (Halid-i Öleki

Gavs (k.s) H.z bir gün bu fakirden, (Halid-i Öleki (k.s)) eskiden beri türbelerde mum yakılmasının sebebini(k.s)) eskiden beri türbelerde mum yakılmasının sebebini sordu. Ben cevap vermeyince, kendileri şöyle buyurdu :”Işıktan gelen nisbet karanlıkta gelenden daha çok ve sordu. Ben cevap vermeyince, kendileri şöyle buyurdu :”Işıktan gelen nisbet karanlıkta gelenden daha çok ve daha açıktır.” dedi. Bir müddet bekledikten sonra devamla buyurdula

daha açıktır.” dedi. Bir müddet bekledikten sonra devamla buyurdular : ” r : ” Bu durum mürid tecelli-i berkiBu durum mürid tecelli-i berki makamına ulaşmadan böyledir. Tecelli-i berki makamından sonra, ışığın olup olmaması, nisbete tesir

makamına ulaşmadan böyledir. Tecelli-i berki makamından sonra, ışığın olup olmaması, nisbete tesir etmez.”etmez.” Minah-30 :

Minah-30 :

”Meşayihin etbai ancak gece ibadetine kalkan müridlerdir. İltifat

”Meşayihin etbai ancak gece ibadetine kalkan müridlerdir. İltifat nazarıyla bakılanlarda bunlardır. Bunlardannazarıyla bakılanlarda bunlardır. Bunlardan  başkası etbalarından sayılmaz.”

 başkası etbalarından sayılmaz.” Minah-31 :

Minah-31 :

Bütün hallerde rabtayı tavsiye ederdi. Yalnız sohbette vukufu kalbiyi

Bütün hallerde rabtayı tavsiye ederdi. Yalnız sohbette vukufu kalbiyi emrederdi.emrederdi. Minah-32 :

Minah-32 :

Gavs (k.s) H.z’lerine şöyle soruldu :

Gavs (k.s) H.z’lerine şöyle soruldu : ” Zamanımızdaki bazı meşayihin bir iddiası varki, ” Zamanımızdaki bazı meşayihin bir iddiası varki, avam tabakasındanavam tabakasından hakikatlerin gizlenmesine sebeb oluyor. Diyorlarki, şeyhler ancak bulundukları yöreleri irşad ederler.

hakikatlerin gizlenmesine sebeb oluyor. Diyorlarki, şeyhler ancak bulundukları yöreleri irşad ederler. Bulundukları bölgelerden çıkıp başka bölgelerde irşad etmeleri caiz değildir.”

Bulundukları bölgelerden çıkıp başka bölgelerde irşad etmeleri caiz değildir.” Cevaben buyurdularki : ” Bu mesnedsiz bir

Cevaben buyurdularki : ” Bu mesnedsiz bir iddia ve halis bir iddia ve halis bir yalandır.” Nefahat’ta geniş olarak anlatılanyalandır.” Nefahat’ta geniş olarak anlatılan Şeyhülislam Ahmed Namık Cami (k.s) Hz’nin

Şeyhülislam Ahmed Namık Cami (k.s) Hz’nin Çeştiye şeyhleriyle olan mücadelesini delil gösterdi. AyrıcaÇeştiye şeyhleriyle olan mücadelesini delil gösterdi. Ayrıca Şeyh Tahur (k.s) Hz’nin ”

Şeyh Tahur (k.s) Hz’nin ” ben siyaset adamlarıyla uğraşıp, onları zulümden men etmeye memur ben siyaset adamlarıyla uğraşıp, onları zulümden men etmeye memur olmasaydım,olmasaydım, dünyadaki hiç bir şeyhe mürid bırakmazdım.” dediğini de

dünyadaki hiç bir şeyhe mürid bırakmazdım.” dediğini de söyledi.söyledi. Minah-33 :

Minah-33 :

Gavs (k.s) H.z . buyurdu : ”Bir gün şeyhm Seyyid Taha (k.s) H.z’den sordum. – Nefahat’ta olduğu gibi bazı Gavs (k.s) H.z . buyurdu : ”Bir gün şeyhm Seyyid Taha (k.s) H.z’den sordum. – Nefahat’ta olduğu gibi bazı meşayih için ”takdis” bayıları için ”rahmet” ile

meşayih için ”takdis” bayıları için ”rahmet” ile dua okunmasının sebebi nedir? Buyurdular ki :dua okunmasının sebebi nedir? Buyurdular ki : - ” Nefsinden tam

- ” Nefsinden tam kurtulan için ”Kadesallahi sirruhu” nefsinden bir şey kurtulan için ”Kadesallahi sirruhu” nefsinden bir şey kalan için ”Rahmetullahi Aleyh” diyekalan için ”Rahmetullahi Aleyh” diye dua edilir.

dua edilir.

Gavs (k.s) H.z .

Gavs (k.s) H.z . şeyhinin bu cevabını anlattıktan sonra buyurdular : şeyhinin bu cevabını anlattıktan sonra buyurdular : Nefsinden tamamen kurtulmak irşadınNefsinden tamamen kurtulmak irşadın şartı değildir. kendisine ramet okunan çok kişiler,

şartı değildir. kendisine ramet okunan çok kişiler, irşat makamına geçmiş, doğru yol üyerinde yürümüşler veirşat makamına geçmiş, doğru yol üyerinde yürümüşler ve insanlara faydalı olmuşlardır.”

insanlara faydalı olmuşlardır.” Minah-34 :

Minah-34 :

Letaifi yükselirken halk aleminden kesilmeyen mütemekkin meczub, avam için daha faydalıdır. Avam Letaifi yükselirken halk aleminden kesilmeyen mütemekkin meczub, avam için daha faydalıdır. Avam tabakası bunlara, seyri sülukunu tamamlayıp dönenelerden daha fazla itibar gösterir. Onlarla

tabakası bunlara, seyri sülukunu tamamlayıp dönenelerden daha fazla itibar gösterir. Onlarla aralarındakiaralarındaki münasebet fazla olduğundan, tanımaları daha kolay olur.

münasebet fazla olduğundan, tanımaları daha kolay olur. Minah-35 :

Minah-35 :

Ademoğlu başangıçta unutgandır. Çünkü alemi ervahdaki ahdini

Ademoğlu başangıçta unutgandır. Çünkü alemi ervahdaki ahdini ve başından geçenleri unutmuştur. İnsanınve başından geçenleri unutmuştur. İnsanın  bilgi sahibi olması ancak, letaiflerin

(9)

Minah-36 : Minah-36 :

Müridlerden biri Gavs (k.s) H.z.’lerinden sordu : Müridlerden biri Gavs (k.s) H.z.’lerinden sordu : - ” Mürid

- ” Mürid fazileti olan nefs muhasebesiyle uğraşırken bazen fenaya sebeb olan (fena-fi fazileti olan nefs muhasebesiyle uğraşırken bazen fenaya sebeb olan (fena-fi şeyh) rabıtadan gafilşeyh) rabıtadan gafil kalıyor.” buyurdular.

kalıyor.” buyurdular. - ” Nefs

- ” Nefs muhasebesmuhasebesi kendisini var i kendisini var görenler içindir.”görenler içindir.” (Muhasebe kendini var gören kişiye fayda verir.

(Muhasebe kendini var gören kişiye fayda verir. Bu nedenle rabıta hali daha Bu nedenle rabıta hali daha üstündür. Rabıta fenayaüstündür. Rabıta fenaya ulaştırırsa muhasebeye lüzum yoktur. Kısaca buradan anlaşılan Gavs (k.s) H.z.’nin rabıtayı

ulaştırırsa muhasebeye lüzum yoktur. Kısaca buradan anlaşılan Gavs (k.s) H.z.’nin rabıtayı tercih etmesidir.)tercih etmesidir.) Minah-37 :

Minah-37 :

Gavs (k.s) H.z.’lerinden soruldu : ” Letaifler meşhur olduğu üzere ayrı ayrımıdır ? Zoksa bazı meşayihlerin Gavs (k.s) H.z.’lerinden soruldu : ” Letaifler meşhur olduğu üzere ayrı ayrımıdır ? Zoksa bazı meşayihlerin dediği gibi bir tektirde, makama göre isimleri mi değişir

dediği gibi bir tektirde, makama göre isimleri mi değişir ? ”? ” Cevaben : ” Ayrı ayrı birer hakiattır.” dedi.

Cevaben : ” Ayrı ayrı birer hakiattır.” dedi. Minah-38 :

Minah-38 :

Letaifler alem-i emire

Letaifler alem-i emire yükselmeğe başlayınyükselmeğe başlayınca ekseriya müridde ağlama hasıl olur. ca ekseriya müridde ağlama hasıl olur. Halbuki Letaifler kendileriHalbuki Letaifler kendileri için gurbet sayılan bu alemden, asıl vatan olan, emir alemine gidiyorlar. Bunun misali gelin olan kızın asıl evi için gurbet sayılan bu alemden, asıl vatan olan, emir alemine gidiyorlar. Bunun misali gelin olan kızın asıl evi olan kocasının evine giderken ağlamasında görülür.

olan kocasının evine giderken ağlamasında görülür. Minah-39 :

Minah-39 :

Bu fakir (Halid-i

Bu fakir (Halid-i Öleki (k.s)) Minah’ı Öleki (k.s)) Minah’ı yazmakta geciktiğime üzülüyordum. Yazmaya başladığyazmakta geciktiğime üzülüyordum. Yazmaya başladığımın üçüncüımın üçüncü günü, sohbet meclisinde Gavs (k.s) H.z.’nin karşısında aynı üzüntü ile

günü, sohbet meclisinde Gavs (k.s) H.z.’nin karşısında aynı üzüntü ile otururken bana bakıp şu beyti okudu :otururken bana bakıp şu beyti okudu : Bu Mesnevi bir müddet gecikti.

Bu Mesnevi bir müddet gecikti. Kanın süt olması içib

Kanın süt olması içib mühlet gerekiyordu.mühlet gerekiyordu. Minah-40 :

Minah-40 :

”Bir mürid şeyhine Fatiha öğretirken, şeyhide onun seyr-i

”Bir mürid şeyhine Fatiha öğretirken, şeyhide onun seyr-i sülukunu tamamlıyordu.”sülukunu tamamlıyordu.” Gavs (k.s) H.z. bunun müşküllüğünü, şeri amel olmadan şeylik

Gavs (k.s) H.z. bunun müşküllüğünü, şeri amel olmadan şeylik de olmayacağını beyan ettikten sonra : de olmayacağını beyan ettikten sonra : ”” Bunun şeyliği şimdiki ilimle değil, evvelki ilim olan, ilmi

Bunun şeyliği şimdiki ilimle değil, evvelki ilim olan, ilmi ledünledir.” dedi. Bazı meşayihin şu sözüyle deledünledir.” dedi. Bazı meşayihin şu sözüyle de takviye etti. : ” Ben bu ilmi

takviye etti. : ” Ben bu ilmi nübüvvetten yirmi sene önce öğrendim.” Devanübüvvetten yirmi sene önce öğrendim.” Devamında buyurdu : ” Bunun hikmetinimında buyurdu : ” Bunun hikmetini Allah (c.c) bilir.”

Allah (c.c) bilir.”

Bu meselenin daha iyi anlaşılabilmesi için

Bu meselenin daha iyi anlaşılabilmesi için Şeyh Bereket ve benzerlerini misal göstererek, bunları ümmi Şeyh Bereket ve benzerlerini misal göstererek, bunları ümmi veve şeran özürlü anlattı.

şeran özürlü anlattı. Minah-41 :

Minah-41 :

Kalb hastalıkları içersinde hasedden zararlısı yoktur. Ekseiya alimlerin afeti

Kalb hastalıkları içersinde hasedden zararlısı yoktur. Ekseiya alimlerin afeti bu yüzdendir.bu yüzdendir. Minah-42 :

Minah-42 :

”Bazan daha az faziletli olan, faziletli olanı tanırda faziletli olan daha az faziletliyi tanıyamaz.” Meşhur, ”Bazan daha az faziletli olan, faziletli olanı tanırda faziletli olan daha az faziletliyi tanıyamaz.” Meşhur, Hızır’la fakirin hikayesini delil göstererek ” fakir bir sofi

Hızır’la fakirin hikayesini delil göstererek ” fakir bir sofi Hızır’ı tanımış ama Hızır sofiyi Hızır’ı tanımış ama Hızır sofiyi tanıyamamıştır.”tanıyamamıştır.” dedi.

(10)

Bunun sebebini şöyle anlattı :

Bunun sebebini şöyle anlattı : ” Fazileti az olan, ” Fazileti az olan, faziletliye rastladığında, ondan aldığı feyiz onu tanımasınafaziletliye rastladığında, ondan aldığı feyiz onu tanımasına vesile olur.”

vesile olur.”

Fazlı olan ise fazlı az olandan bir şey almadığından tanımaz. Yaman ourki bunun terside olabilir. ” Fazlı olan ise fazlı az olandan bir şey almadığından tanımaz. Yaman ourki bunun terside olabilir. ”  Nefahat’taki Şeyh Abdurrahmani Tafvanci (k.s)’nin Şeyh Abdulkair-i Geylani (k.s)’i

 Nefahat’taki Şeyh Abdurrahmani Tafvanci (k.s)’nin Şeyh Abdulkair-i Geylani (k.s)’i tanımadığı kıssayı deliltanımadığı kıssayı delil olarak gösterdi.

olarak gösterdi. Minah-43 : Minah-43 :

”Farzları tam yapıp bid’atlerden korunan kişinin durumu, çeşitli ceybe ve haller sahibi olup bir tek dahi bid’at ”Farzları tam yapıp bid’atlerden korunan kişinin durumu, çeşitli ceybe ve haller sahibi olup bir tek dahi bid’at işleyenden daha evladır.” buyurdu.

işleyenden daha evladır.” buyurdu.

Sonra H.z Peygamber (a.s)’ın yanında ” Ben ne artırır ne de eksiltirim.” diyen bir

Sonra H.z Peygamber (a.s)’ın yanında ” Ben ne artırır ne de eksiltirim.” diyen bir arabiye Peygambearabiye Peygamber r  (a.s)’ında ” Doğru söylerse kurtuldu.” diyerek şahadet ettiği

(a.s)’ında ” Doğru söylerse kurtuldu.” diyerek şahadet ettiği kıssayı anlattı.kıssayı anlattı. Minah-44 :

Minah-44 :

Hilafeti zaruri olanlar ( Makamı kemale ermediği halde bir ihtiyace binaen halifelik verilenlerdir.) Hilafeti zaruri olanlar ( Makamı kemale ermediği halde bir ihtiyace binaen halifelik verilenlerdir.)  bid’atlardan kaçındıkları müddetçe halk onlardan fayda görür. Bu aslında o

 bid’atlardan kaçındıkları müddetçe halk onlardan fayda görür. Bu aslında o silsiledeki meşayihin arvahınınsilsiledeki meşayihin arvahının (ruhlarının) tasarrufudur. Bu halifeler bid’at

(ruhlarının) tasarrufudur. Bu halifeler bid’at işledikleri zaman, meşayih onlardan himmet ve tasarrufu işledikleri zaman, meşayih onlardan himmet ve tasarrufu keser.keser. Onlar nefisleri ile

Onlar nefisleri ile başbaşa kaldıklarından halka olan yardımlarıda son bulur.başbaşa kaldıklarından halka olan yardımlarıda son bulur. Minah-45 :

Minah-45 :

Yüce meclislerinde hilafeti zaruri olanlar

Yüce meclislerinde hilafeti zaruri olanlar için tekrar buyurdular. ” için tekrar buyurdular. ” Şeyhi hayatta olduğu müddetçe insanlar Şeyhi hayatta olduğu müddetçe insanlar  ondan fayda görür. Eğer kemale ermeden şeyhi vafat

ondan fayda görür. Eğer kemale ermeden şeyhi vafat ederse onun işi tehlikeli ve ederse onun işi tehlikeli ve zordur.”zordur.” Minah-46 :

Minah-46 :

 bid’atların hepsi karalıktır. Onlarda katiyyen güzellik yoktur.

 bid’atların hepsi karalıktır. Onlarda katiyyen güzellik yoktur. Bid’at yapan üzerindeki hali ve Bid’at yapan üzerindeki hali ve ulaştığı makamıulaştığı makamı  bid’atinden bilir. Halbuki o

 bid’atinden bilir. Halbuki o hal veya makam onun farkında olmadığ bid’at hal veya makam onun farkında olmadığ bid’at olmayan amelindendir.olmayan amelindendir. Tarikat-ı Nakşibendi’nin diğer tarikatlara olan üstünlügünün bir

Tarikat-ı Nakşibendi’nin diğer tarikatlara olan üstünlügünün bir sebebi de bid’at olmayışındandır. Bazısebebi de bid’at olmayışındandır. Bazı tarikatlarda iz kalmamasının sebebi,

tarikatlarda iz kalmamasının sebebi, bid’atların uğursuzluğundandır.bid’atların uğursuzluğundandır. Minah-47 :

Minah-47 :

Son asirlarda sünnet olan ameller, bid’atler

Son asirlarda sünnet olan ameller, bid’atler arasında, adeta gece karanlığında kendisinden ışık kaynaklananarasında, adeta gece karanlığında kendisinden ışık kaynaklanan cevherin ışığı gii olmuştur.

cevherin ışığı gii olmuştur. Zaman gariplik zamanı lduğundan şimdiki salihlere az amelerine karşılık Zaman gariplik zamanı lduğundan şimdiki salihlere az amelerine karşılık eskilerineskilerin  büyük mücahedelerle kazanamadıları makamlar veriliyor.

 büyük mücahedelerle kazanamadıları makamlar veriliyor. Minah-48 :

Minah-48 :

Gavs (k.s) H.z. müridleri ile bir

Gavs (k.s) H.z. müridleri ile bir mecliste sohbet ederken buyurdumecliste sohbet ederken buyurdular : “Bu gün diğer tarikatlardan menfaatlar : “Bu gün diğer tarikatlardan menfaat görülmemesi onlardaki bid’atlardan dolayıdır. Zaman bid’atlar Zamanıdır. Bu Zamanda müstakim ve görülmemesi onlardaki bid’atlardan dolayıdır. Zaman bid’atlar Zamanıdır. Bu Zamanda müstakim ve  bid’atlardan uzak bir tarikat olmazsa menfaat vermez.”

 bid’atlardan uzak bir tarikat olmazsa menfaat vermez.” Minah-49 :

Minah-49 :

Asrımızda nakşi tarikatından başka tarikatlardan menfaat görmek çok zorlaşmıştır. Asrımızda nakşi tarikatından başka tarikatlardan menfaat görmek çok zorlaşmıştır. Minah-50 :

Minah-50 :

Bazı ehli keşfin ”Tarikatlardan nakşi tarikatı,

Bazı ehli keşfin ”Tarikatlardan nakşi tarikatı, mezheblerden Hanefi mezhebi en sona kalır.” yolundaki sözümezheblerden Hanefi mezhebi en sona kalır.” yolundaki sözü Gavs (k.s) H.z.’nin

Gavs (k.s) H.z.’nin Yüce meclisinde konuşuldu. Buyurdular.Yüce meclisinde konuşuldu. Buyurdular.

Hace Ubeydullah Ahrar (k.s) H.z . bu konuda : ” Büyüklerin himmetiyle nakşi silsilesi kıyamete kadar sürüp Hace Ubeydullah Ahrar (k.s) H.z . bu konuda : ” Büyüklerin himmetiyle nakşi silsilesi kıyamete kadar sürüp gidecektir.” buyurmuştur.

(11)

Minah – Seyyid Sıbgatıllah – il Arvasi (k.s.a.) Minah – Seyyid Sıbgatıllah – il Arvasi (k.s.a.) Minah 51-75

Minah 51-75 Minah-51 : Minah-51 :

Çilehanede kırk gününü tamamlayana bazı haller gelir. Bazı

Çilehanede kırk gününü tamamlayana bazı haller gelir. Bazı makamlara ulaşır. Ancak salike sohbetten gelenmakamlara ulaşır. Ancak salike sohbetten gelen feyiz daha üstündür. Onu daha kamil

feyiz daha üstündür. Onu daha kamil kılar.kılar. Minah-52 :

Minah-52 :

Sohbetine gidilmeye layık olan sadat bir nişan koymuştur. H.z Azizan (k.s)’a ait şu meşhur dörtlüğü söylerdi : Sohbetine gidilmeye layık olan sadat bir nişan koymuştur. H.z Azizan (k.s)’a ait şu meşhur dörtlüğü söylerdi : Kiminle oturdunsa senin gönlün

Kiminle oturdunsa senin gönlün toplanmadı.toplanmadı. Su ile çamur (anasır)’un

Su ile çamur (anasır)’un zahmeti senden gitmedi.zahmeti senden gitmedi. Eğer onun sohbetinden

Eğer onun sohbetinden kaçınmazsakaçınmazsan,n, Azizlerin ruhu sana asla (hakkını) helal

Azizlerin ruhu sana asla (hakkını) helal etmez.etmez. Minah-53 :

Minah-53 :

Yüce meclislerinde buunanlara : ” Batini

Yüce meclislerinde buunanlara : ” Batini halinizin bizim meclisimizde ve dışarıdaki durumunu ölçün. Eğer halinizin bizim meclisimizde ve dışarıdaki durumunu ölçün. Eğer  arada bir fark görmezseniz bana gelmeyiniz.” buyurrlardı.

arada bir fark görmezseniz bana gelmeyiniz.” buyurrlardı. Minah-54 :

Minah-54 :

Meyvesi müride mülk olan terbiye (seyr-i

Meyvesi müride mülk olan terbiye (seyr-i süluk) ancak sohbet ve şeyhine hizmet ile süluk) ancak sohbet ve şeyhine hizmet ile olan terbiyedir. Bundabolan terbiyedir. Bundab  başka nazar gibi yollarla gelen ise gelip geçicidir. Bu halmadiren mülk olarak kalır. Nadir ise yok gibidir.  başka nazar gibi yollarla gelen ise gelip geçicidir. Bu halmadiren mülk olarak kalır. Nadir ise yok gibidir.

Minah-55 : Minah-55 :

Halk anca fenafillah makamını geçenden menfaat görür. Henüz o

Halk anca fenafillah makamını geçenden menfaat görür. Henüz o makamda bulunan istiğfar ehlinden menfaatmakamda bulunan istiğfar ehlinden menfaat göremez. Ancak bu menfaatten gaye terbiye menfaatidir.

göremez. Ancak bu menfaatten gaye terbiye menfaatidir. Yoksa her makamda bulunan veli belaların def’i,

Yoksa her makamda bulunan veli belaların def’i, beeket gibi hususlarda himmet eder. Hatta beeket gibi hususlarda himmet eder. Hatta bu durumbu durum müridlerde de bulunur.

müridlerde de bulunur. Minah-56 :

Minah-56 :

İstiğrak halinde bulunan salik, içinde bulunduğu manevi halini, letaifleri,

İstiğrak halinde bulunan salik, içinde bulunduğu manevi halini, letaifleri, yükselip fenafillah’a ulaşıp dönenyükselip fenafillah’a ulaşıp dönen ile değiştirmek istemez.Halbuki letaifleri fenafillah’a ulaşıp dönen daha

ile değiştirmek istemez.Halbuki letaifleri fenafillah’a ulaşıp dönen daha kamildir.kamildir. Minah-57 :

Minah-57 :

Fenaya ulaştıktan sonra tekrar bekaya dönen, tekrar namaz ve vefat

Fenaya ulaştıktan sonra tekrar bekaya dönen, tekrar namaz ve vefat anında i stiğraka (fenafillah makamına)anında i stiğraka (fenafillah makamına) döner.

döner.

( istiğrak makamında olan kişi halkın hallerinden habesiz olup, bütün hissiyatı ile ona varit olan füyüzat ile ( istiğrak makamında olan kişi halkın hallerinden habesiz olup, bütün hissiyatı ile ona varit olan füyüzat ile meşgul olur. Hatta bayen kendi nefsinden de geçer. Dönen kişi ile Allah (c.c) kalbinde hazır olduğu gibi meşgul olur. Hatta bayen kendi nefsinden de geçer. Dönen kişi ile Allah (c.c) kalbinde hazır olduğu gibi halktan da gaip değildir. Bu dönen kişi sekerat ve nmazda bütün masivadan gafil olduğu için tekrar i stiğraka halktan da gaip değildir. Bu dönen kişi sekerat ve nmazda bütün masivadan gafil olduğu için tekrar i stiğraka girer. )

girer. ) Minah-58 : Minah-58 :

Fena fillah makamında bulunan bazı büyüklerden, terbiye menfaati görülür. Fena fillah makamında bulunan bazı büyüklerden, terbiye menfaati görülür.

(12)

Muhyiddin-i Arabi (k.s) bu makamda iken

Muhyiddin-i Arabi (k.s) bu makamda iken faydalı olmuştur.faydalı olmuştur.

Gavs (k.s) H.z : sekr halinden bazılarının sözü olan, ”Ben rabbimi at şeklinde gördüm.” gibi sözlere itibar  Gavs (k.s) H.z : sekr halinden bazılarının sözü olan, ”Ben rabbimi at şeklinde gördüm.” gibi sözlere itibar  olunmamasını söyledi.

olunmamasını söyledi. Minah-59 :

Minah-59 :

Gavs (k.s) H.z’nin yüce meclislerinde, ihlas üzerine sohbet ediliyordu.Ben (Halit-i

Gavs (k.s) H.z’nin yüce meclislerinde, ihlas üzerine sohbet ediliyordu.Ben (Halit-i Öleki )k.s)) ihlası Öleki )k.s)) ihlası sordum.sordum. Cizreli Mevlana Ahmed (k.s)’in beytini okudu :

Cizreli Mevlana Ahmed (k.s)’in beytini okudu : Ku’ran ve ayetlere yemin ederim.

Ku’ran ve ayetlere yemin ederim. Eğer meyhanenin (tarikatın) piri Eğer meyhanenin (tarikatın) piri Lat’a secde edin dese

Lat’a secde edin dese Müridler ona uyarlar. Müridler ona uyarlar.

” İhlas bu kadarmıdır ?” dediğimde. ” Bu kafi değilmidir ?” buyurdu. ” İhlas bu kadarmıdır ?” dediğimde. ” Bu kafi değilmidir ?” buyurdu. Sonra Gavs (k.s) bu fakire (Halid-i Öleki )k.s)) döndü :

Sonra Gavs (k.s) bu fakire (Halid-i Öleki )k.s)) döndü : ” Sen ihlas hakkında ne diyorsun.” Ben de : ” Bana” Sen ihlas hakkında ne diyorsun.” Ben de : ” Bana göre ihlas hadisi kutsinin delalet ettiği gibi mürid, şeyhinin bütün sözleri, fiilleri,

göre ihlas hadisi kutsinin delalet ettiği gibi mürid, şeyhinin bütün sözleri, fiilleri, hareket ve sekenelerininhareket ve sekenelerinin ancak Allah (c.c) rıza ve

ancak Allah (c.c) rıza ve emri ile olduğuna yakınen inanmasıdır.” dedim. Gavs (k.s) emri ile olduğuna yakınen inanmasıdır.” dedim. Gavs (k.s) bu cevabımı beğenerek ”bu cevabımı beğenerek ” Gerçek ihlas budur. Bundan başkası yukarıdaki dörtlük gibi ehl-i

Gerçek ihlas budur. Bundan başkası yukarıdaki dörtlük gibi ehl-i sekrin kelamıdır.” buyurdu.sekrin kelamıdır.” buyurdu. Minah-60 :

Minah-60 :

”Zahiri şevkat ve sureten iltifat

”Zahiri şevkat ve sureten iltifat müridin sülukunu geciktirir. Fakat müridlerde bu müridin sülukunu geciktirir. Fakat müridlerde bu olmadan memnun olmazlar.olmadan memnun olmazlar. Bizde ne yapacağımızı bilemiyoruz.”

Bizde ne yapacağımızı bilemiyoruz.”

Şeyhim, Seyyid Taha (k.s) benimle konuşmaz, bana bakmazdı. Hatta bazı yamanlar benim

Şeyhim, Seyyid Taha (k.s) benimle konuşmaz, bana bakmazdı. Hatta bazı yamanlar benim bulunduğum hatmebulunduğum hatme ve teveccühe gelmezdi.

ve teveccühe gelmezdi. Minah-61 :

Minah-61 :

Rabıta şekillerinden olan hayali rabıtayı, (şeyhinin hareket ve

Rabıta şekillerinden olan hayali rabıtayı, (şeyhinin hareket ve tavırlarına ittibayı) suri tavırlarına ittibayı) suri rabıtaya (sureten şeyhirabıtaya (sureten şeyhi düşünmek) tercih ederdi. Menfaatin hazali rabıtada olduğunu buyururlardı.

düşünmek) tercih ederdi. Menfaatin hazali rabıtada olduğunu buyururlardı. Minah-62 :

Minah-62 :

“Rabıta olmadan fenafişşeyh olmaz, fenafişşeyh olmadan fenafilresül

“Rabıta olmadan fenafişşeyh olmaz, fenafişşeyh olmadan fenafilresül olmaz, fenafilresül olmadan fenafillaholmaz, fenafilresül olmadan fenafillah olmaz, fenafillah olmadan vusul

olmaz, fenafillah olmadan vusul olmaz.” buyurdu.olmaz.” buyurdu. Minah-63 :

Minah-63 :

Gavs (k.s) H.z. şöyle buyurdu :

Gavs (k.s) H.z. şöyle buyurdu : ” Sohbetinde bulunduğum bazı şeyhler, müridlerie rabıtada kendilerini değil,” Sohbetinde bulunduğum bazı şeyhler, müridlerie rabıtada kendilerini değil, vafat etmiş olan kendi şeyhlerini

vafat etmiş olan kendi şeyhlerini rabıta yapmayı söylüyorlardı, Halbuk beryah alemindeki kişiyi rabıta etme,rabıta yapmayı söylüyorlardı, Halbuk beryah alemindeki kişiyi rabıta etme, dünya alemindeki kişiye nasıl menfaat verir.”

dünya alemindeki kişiye nasıl menfaat verir.” Yüce meclisde sofilerden biri bu

Yüce meclisde sofilerden biri bu konu hakkında şöyle dedi : ” konu hakkında şöyle dedi : ” Eğer alem-i berzahtakinin rabıtası, dünyaEğer alem-i berzahtakinin rabıtası, dünya alemindekine kafi gelseydi, H.z Peygamber (a.s) bütün mahlukatın şeyhi ve

alemindekine kafi gelseydi, H.z Peygamber (a.s) bütün mahlukatın şeyhi ve dünyadaki hayatındadünyadaki hayatından daha ekmeln daha ekmel  bir hayat ile

 bir hayat ile ravza-ı mutahharada diri olduğundan, bütün mahlukat onun rabıtasıyla yetinir ve ravza-ı mutahharada diri olduğundan, bütün mahlukat onun rabıtasıyla yetinir ve bu daha iyibu daha iyi olurdu.”

olurdu.”

Gavs (k.s) H.z. sofinin bu

(13)

Minah-64 : Minah-64 :

Gavs (k.s) H.z. ”Nefsin ölümü

Gavs (k.s) H.z. ”Nefsin ölümü ve öldürülmesi, emri ilahiye ittiba ve öldürülmesi, emri ilahiye ittiba ederek, sıfatlarının değişmesinden ibarettir.ederek, sıfatlarının değişmesinden ibarettir. Bu bazı meşayihlerin sözlerinden anlaşıldığı gibi nefsin yokluğundan ibaret değildir.

Bu bazı meşayihlerin sözlerinden anlaşıldığı gibi nefsin yokluğundan ibaret değildir. Delili, nefsin kemaleDelili, nefsin kemale erdikten sonra hazır iştiyak duyması ve onunla

erdikten sonra hazır iştiyak duyması ve onunla emretmesidir. Nefsin bekası olmazsa bu olmaz.”emretmesidir. Nefsin bekası olmazsa bu olmaz.” Minah-65 :

Minah-65 :

 Nefsin yaratlışında liderlik ve başkanlık vardır.

 Nefsin yaratlışında liderlik ve başkanlık vardır. Letaifler makamlarına ulaşmadan önce, nefse bulunduğuLetaifler makamlarına ulaşmadan önce, nefse bulunduğu kötülük hali üzerine hizmet ederler. Letaifler

kötülük hali üzerine hizmet ederler. Letaifler makamlarına ulaştıkları zaman nefis zalnız ve hizmetçisi makamlarına ulaştıkları zaman nefis zalnız ve hizmetçisi kalır.kalır. Bu ise nefsin tabiatına azkırı

Bu ise nefsin tabiatına azkırı olduğundan, nefis bu hale sabredemez. Nefis de Letaiflerin peşinde, onlarınolduğundan, nefis bu hale sabredemez. Nefis de Letaiflerin peşinde, onların makamına çıkar. Zine onlara baş olur fakat hayır üzere emr eder.

makamına çıkar. Zine onlara baş olur fakat hayır üzere emr eder. Minah-66 :

Minah-66 :

Bazen salikin letaifi yükselir, fakat

Bazen salikin letaifi yükselir, fakat salikin bundan haberi olmaz.salikin bundan haberi olmaz. Minah-67 :

Minah-67 :

Bazen letaifler birlikte yükselirler, Kendi alemlerine yönelirler.Bu durumda letaifler karışıp tek sütun gibi Bazen letaifler birlikte yükselirler, Kendi alemlerine yönelirler.Bu durumda letaifler karışıp tek sütun gibi görülürler. Süluk ednlerde bu halet kuvvetli olup,

görülürler. Süluk ednlerde bu halet kuvvetli olup, böyle olanların halka menfaatleri daha çok olur. böyle olanların halka menfaatleri daha çok olur. Letaifler Letaifler  zati olarak birdir diyenlerin

zati olarak birdir diyenlerin sözü buradan kaynaklanmıştır.sözü buradan kaynaklanmıştır.

Letaifler kendi alemine yönlirken bazende birbirini takib ederek sırayla giderler. Bu sğlukta zayıflıktır. Hem Letaifler kendi alemine yönlirken bazende birbirini takib ederek sırayla giderler. Bu sğlukta zayıflıktır. Hem de böylelerinin halka menfaati az olur.

de böylelerinin halka menfaati az olur. Minah-68 :

Minah-68 :

Letaifler nuranidirler. Salik hayr amelini bunlarla görür. Letaifin yükselmesinin belirtisi, salikin hazır amelleri Letaifler nuranidirler. Salik hayr amelini bunlarla görür. Letaifin yükselmesinin belirtisi, salikin hazır amelleri görmemesidir.

görmemesidir. Minah-69 : Minah-69 :

Letaifler yükselirken, tecelliyat kalbe inmeye başlar. Letaifin yükselişini f

Letaifler yükselirken, tecelliyat kalbe inmeye başlar. Letaifin yükselişini farkeden salik, kendisinden bir şeyarkeden salik, kendisinden bir şey yükseldiğini ve üzerine sis gibi bir

yükseldiğini ve üzerine sis gibi bir şeyin yağdığını hisseder.şeyin yağdığını hisseder. Minah-70 :

Minah-70 :

İnsanın letaifi yükselince, letaif sütununun kökü benden de kalır.

İnsanın letaifi yükselince, letaif sütununun kökü benden de kalır. Bedenden temelli ilişiği kesilmez.Bedenden temelli ilişiği kesilmez. Minah-71 :

Minah-71 :

Tecelli-i berkiden önceki bütün tecellilier sıfatların tecellisidir. Ancak tecelli-i berki de Cenab-ı Hakk (c.c)’ın Tecelli-i berkiden önceki bütün tecellilier sıfatların tecellisidir. Ancak tecelli-i berki de Cenab-ı Hakk (c.c)’ın zatının tecellisi başlar.

zatının tecellisi başlar. Minah-72 :

Minah-72 :

Muteber olan fena (fenaillah) daimi fenadır. Gelip geçici olan berki fena muteber değildir. Berki fena tarikata Muteber olan fena (fenaillah) daimi fenadır. Gelip geçici olan berki fena muteber değildir. Berki fena tarikata yeni girende, hatta avamda da olur.

yeni girende, hatta avamda da olur. Bu hal sonu başa getirmenin bir Bu hal sonu başa getirmenin bir semeresidir.semeresidir. Minah-73 :

Minah-73 :

Vahdet-i vücud makamının müşahedesi, tarikata girilmesi mecburi bir akabedir. Kimisi

Vahdet-i vücud makamının müşahedesi, tarikata girilmesi mecburi bir akabedir. Kimisi bu akabede kalıpbu akabede kalıp terakki eder. Böylelerinden menfaat

terakki eder. Böylelerinden menfaat görülebilirde, görülmeyebilirde.görülebilirde, görülmeyebilirde. Kimisi orada bir gn

Kimisi orada bir gn zada daha fazla kalıp bu zada daha fazla kalıp bu akabeden kurtulur. Bazanda o makama girildiğini bilmedenakabeden kurtulur. Bazanda o makama girildiğini bilmeden geçenler olur.

geçenler olur. Minah- 74: Minah- 74:

(14)

Fena-i İncilayı, ilahi nurların açılıp görülmesi arttırır. Fenanın mertebelerine göre incila muhtelif olur. Fena-i İncilayı, ilahi nurların açılıp görülmesi arttırır. Fenanın mertebelerine göre incila muhtelif olur.

Birincisi Fena, ikincisi fena´yi fena, üçüncüsü fena-yı fenaa-yı fena böylece incila arttıkça bir fena lafzı ilave Birincisi Fena, ikincisi fena´yi fena, üçüncüsü fena-yı fenaa-yı fena böylece incila arttıkça bir fena lafzı ilave edilip, onunla beraber zikir edilir. Bu mertebelerden üstteki alttakine gölge olur.Bir kabuk yada elbise gibi edilip, onunla beraber zikir edilir. Bu mertebelerden üstteki alttakine gölge olur.Bir kabuk yada elbise gibi olur.Alttaki eskiyince çıkarılr ve daha üstün

olur.Alttaki eskiyince çıkarılr ve daha üstün mertebede yeni olanı giyilir.Nasıl ki mertebede yeni olanı giyilir.Nasıl ki cırcır böceği seslenir,cırcır böceği seslenir, seslenir sonunda eski kabuğun yerine yenisi geçer.Durum böyle devam eder.Salikinde böle mertebeleri aşıp seslenir sonunda eski kabuğun yerine yenisi geçer.Durum böyle devam eder.Salikinde böle mertebeleri aşıp terakkizatı devam eder.

terakkizatı devam eder.

Salik, bu durumu hayalen evinin yıkılıp

Salik, bu durumu hayalen evinin yıkılıp yeniden yapılması, eski elbisenin yenilenmesi veya rengindenyeniden yapılması, eski elbisenin yenilenmesi veya renginden değişmesi şeklinde görür. Bazen de

değişmesi şeklinde görür. Bazen de görmez.görmez.

Salik, bu mertebelerden süratle peşpeşe geçer, Bunlardan birinde çok takılıp,

Salik, bu mertebelerden süratle peşpeşe geçer, Bunlardan birinde çok takılıp, asıl makamı zannetmemesiasıl makamı zannetmemesi gerekir. Bu gölgedir, daha üstü daha

gerekir. Bu gölgedir, daha üstü daha üstü….vardır. Fena-yı ena bilgisinin yok olması değildir. üstü….vardır. Fena-yı ena bilgisinin yok olması değildir. Bilginin yok Bilginin yok  olmasına ‘’sekir” denilir. Bu da

olmasına ‘’sekir” denilir. Bu da geçicidir.geçicidir. Minah-75 :

Minah-75 :

Gavs (k.s) buyurdu : “”Nakşibendi tarikatinda başkası işitecek şekilde zikir

Gavs (k.s) buyurdu : “”Nakşibendi tarikatinda başkası işitecek şekilde zikir yapılmaz. Yalnız ölmek üzereyapılmaz. Yalnız ölmek üzere olan hastaya kelime-i tevhid telkin etmek,

olan hastaya kelime-i tevhid telkin etmek, beş vakit namazın sonunda on defa tevhid beş vakit namazın sonunda on defa tevhid çekmek müstesna.çekmek müstesna. Minah – Seyyid Sıbgatıllah – il Arvasi (k.s.a.)

Minah – Seyyid Sıbgatıllah – il Arvasi (k.s.a.) Minah 76-100

Minah 76-100 Minah-76 : Minah-76 :

Şeyhini evine getir, şeyhin evine gitme. Şeyhini evine getir, şeyhin evine gitme. ( Rabıtan öyle kuvvetlendir kisen her

( Rabıtan öyle kuvvetlendir kisen her yerde şeyhinden himmet al. Onunla buluş. Sen mürid yerde şeyhinden himmet al. Onunla buluş. Sen mürid olarak gayretolarak gayret göstermeden hemen şeyhe koşma.)

göstermeden hemen şeyhe koşma.) Minah-77 :

Minah-77 :

Gavs (k.s) H.z’nin yüksek meclislerinde, siyah sarık sarmanın sünnetteki yeri

Gavs (k.s) H.z’nin yüksek meclislerinde, siyah sarık sarmanın sünnetteki yeri bahsi geçti. Mecliste bulunanbahsi geçti. Mecliste bulunan alimlerden birisi,

alimlerden birisi,

Gavs (k.s) Hz.’ ne, Mecazül Aşıkın’deki siyah sarıklı şeyh ile emirin hikayesini anlattı. Emir şeyhe niçin Gavs (k.s) Hz.’ ne, Mecazül Aşıkın’deki siyah sarıklı şeyh ile emirin hikayesini anlattı. Emir şeyhe niçin siyah sarık sardığını sorar.

siyah sarık sardığını sorar. Şeyh cevaben ”Öldürüle

Şeyh cevaben ”Öldürülen nefsime matem tuttuğum için ”der. Emir tekrar n nefsime matem tuttuğum için ”der. Emir tekrar sorar . “E ğer nefsin ölüme layık isesorar . “E ğer nefsin ölüme layık ise  bu matem niçin ?

 bu matem niçin ?

Yok eğer layık değilse niçin öldürdün ?” Bu kıssayı dinledikten sonra Gavs (k.s) Hz . buyurdu : Yok eğer layık değilse niçin öldürdün ?” Bu kıssayı dinledikten sonra Gavs (k.s) Hz . buyurdu : ” O emir muhlis değildi.” Alim olan

” O emir muhlis değildi.” Alim olan sofi “o emiri şeyhe ihlasla bağlı olanlardan olduğu söyleniyor.” dedi.sofi “o emiri şeyhe ihlasla bağlı olanlardan olduğu söyleniyor.” dedi. Gavs (k.s) buyurdu : ” Şeyhine niçin diyen kurtulamaz.” Alim sofi sordu : ”

Gavs (k.s) buyurdu : ” Şeyhine niçin diyen kurtulamaz.” Alim sofi sordu : ” Müridin, şeyhinin bilmediği bir Müridin, şeyhinin bilmediği bir  halini öğrenmek için sormasının zararı varmıdır.?” Gavs (k.s) ; Zararlı olduğuna işaret ederek :

halini öğrenmek için sormasının zararı varmıdır.?” Gavs (k.s) ; Zararlı olduğuna işaret ederek : ” Hususen bu gibi sormak daha

” Hususen bu gibi sormak daha zararlıdır.zararlıdır. ” Alim sofi

” Alim sofi dedi : Ben düşünüyordum ki şeyh dedi : Ben düşünüyordum ki şeyh ben cihattayım. Hz. Peygamber (a.s) Mekke’nin fethinde siyahben cihattayım. Hz. Peygamber (a.s) Mekke’nin fethinde siyah sarık sarıyorum deseydi o zaman, emir ona bir şey diyemezdi. ”

References

Related documents