• No results found

YDS kelimeler

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "YDS kelimeler"

Copied!
19
0
0

Loading.... (view fulltext now)

Full text

(1)

1. Promote (v) - ilerletmek, terfi ettirmek 2. Apparently (adv) - görünüşe bakılırsa 3. Urge (v) - zorlamak

4. Irresponsible (adj) - sorumsuz 5. Emit (v) - yaymak, dışarı vermek 6. Expect (v) - beklemek, ummak

1. Resist (v) - direnmek, karşı koymak 2. Exit (n) - çıkış

3. Refinement (n) - arıtma, arıtım, rafine 4. Just (adj) - adil

5. Compile (v) - derlemek, toplamak 6. Outcome (n) - sonuç

1. Erupt (v) - patlamak 2. Succeed (v) - takip etmek

3. Join (v) - birleştirmek, katılmak 4. Frequently (adv) - sık sık

5. Exhaust (v) - tüketmek, bitirmek 6. Drought (n) - kuraklık

1. Dismay (v) - korkutmak, dehşete düşürmek 2. Notorious (adj) - kötü üne sahip, adı çıkmış 3. Almost (adv) - neredeyse, hemen hemen

4. Ensure (v) - sağlamak, garanti etmek, temin etmek 5. Repulse (v) - geri püskürtmek

(2)

1. Casual (adj) - rastgele, rastlantısal 2. Danger (n) - tehlike

3. Disturb (v) - rahatsız etmek, müdahale etmek 4. Study (v) - incelemek, araştırmak, tahsil etmek 5. Allowance (n) - harçlık, ödenek, izin

6. Together (adv) - birlikte

1. Elective (adj) - seçmeli, isteğe bağlı 2. Benefit (n) - fayda, yarar

3. Suitably (adv) - uygun şekilde 4. Detrimental (adj) - zararlı 5. Retirement (n) - emeklilik

6. Corruption (n) - yozlaşma, yolsuzluk, rüşvet

1. Fragmentary (adj) - parçalı, bölüm bölüm, bütün olmayan, eksik 2. Avoid (v) - kaçınmak, sakınmak

3. Radical (adj) - radikal, kökten 4. Verify (v) - doğrulamak, teyit etmek 5. Disdain (v) - küçük görmek

6. Indifferent (adj) - kayıtsız, ilgisiz

1. Recently (adv) - son zamanlarda

2. Embarrass (v) - utandırmak, rahatsız etmek 3. Invasive (adj) - istilacı, yayılmacı

4. Nutritious (adj) - besleyici 5. Adjustment (n) - uyum

(3)

1. Negotiation (n) - müzakere, görüşme 2. Sail (v) - gemi seyahati yapmak 3. Support (n) - destek

4. Obligation (n) - zorunluluk 5. Join (v) - birleştirmek, katılmak 6. Supply (v) - sağlamak, temin etmek

1. Follower (n) - taraftar, yandaş

2. Disturbing (adj) - üzücü, rahatsız edici 3. Demand (n) - talep

4. Legitimate (adj) - yasal, meşru

5. Memorably (adv) - hatırlanmaya değer şekilde 6. Distinctly (adv) - açık, net şekilde

1. Modify (v) - değiştirmek

2. Obstruct (v) - tıkamak, engel olmak 3. Balance (n) - denge

4. Claim (v) - iddia etmek 5. Nasty (adj) - kötü, çirkin 6. Fragile (adj) - hassas, kırılgan

1. Satisfactorily (adv) - tatmin edici bir şekilde 2. Comparatively (adv) - nispeten

3. Engage (v) - bir şeyle meşgul olmak

4. Continuously (adv) - sürekli, devamlı, durmaksızın 5. Responsibility (n) - sorumluluk

(4)

1. Distribution (n) - dağıtım, dağılım 2. Slightly (adv) - az, hafif

3. Abrupt (adj) - ani

4. Reasonable (adj) - makul, mantıklı 5. Relieve (v) - rahatlatmak

6. Implicit (adj) - örtülü, imalı

1. Provisional (adj) - geçici

2. Unavoidable (adj) - kaçınılmaz 3. Exceed (v) - aşmak, geçmek

4. Discovery (n) - keşif, buluş, ortaya çıkarma 5. Period (n) - süre, dönem, devir

6. Assertively (adv) - kendine güvenen ve agresif biçimde

1. Relieve (v) - rahatlatmak 2. Recommendation (n) - tavsiye 3. Approval (n) - onay, olur

4. Demonstrative (adj) - gösteren, ispat eden 5. Stipulate (v) - şart koşmak

6. Encouragement (n) - teşvik, cesaretlendirme

1. Conceivable (adj) - düşünülebilir, akla gelebilir 2. Unstable (adj) - istikrarsız, dengesiz

3. Participant (n) - katılımcı, iştirakçi 4. Proposal (n) - öneri

5. Blatantly (adv) - dobra dobra, açıkça 6. Evaluate (v) - değerlendirmek

(5)

1. Access (n) - erişim, giriş

2. Acutely (adv) - ciddi şekilde, şiddetli şekilde 3. Inadvertantly (adv) - kazara, istemeyerek 4. Readily (adv) - isteyerek, kolaylıkla 5. Profit (n) - yarar, fayda, kâr

6. Dismissal (n) - işten çıkartma, reddetme

1. Expand (v) - genişletmek, genişlemek, büyümek 2. Just (adj) - adil

3. Diverse (adj) - farklı, çeşitli

4. Expansive (adj) - geniş, genişleyen 5. Instinct (n) - içgüdü

6. Relevance (n) - ilişki

1. Distinction (n) - ayrım, fark 2. Edition (n) - baskı, yayın 3. Produce (v) – üretmek

4. Accelerate (v) - hızlandırmak, hızlanmak

5. Conveniently (adv) - uygun, elverişli, müsait biçimde 6. Controversy (n) - tartışma, anlaşmazlık

1. Reversible (adj) - ters çevrilebilir, geri alınabilir 2. Continuously (adv) - sürekli, devamlı, durmaksızın 3. Distress (v) - üzmek, endişelendirmek

4. Intricate (adj) - karmaşık 5. Conformity (n) - uygunluk 6. Reserve (n) - kaynak, rezerv

(6)

1. Schedule (n) - program 2. Estimate (v) - tahmin etmek 3. Limit (v) - sınırlandırmak

4. Effortlessly (adv) - zahmetsizce, kolayca 5. Consult (v) - danışmak

6. Forceful (adj) - şiddetli, güçlü, etkili

1. Preventive (adj) - engelleyici, önleyici 2. Essential (adj) - gerekli

3. Oblige (v) - zorlamak 4. Prolific (adj) - üretken

5. Restricting (adj) - sınırlandırıcı 6. Confer (v) - sunmak, bahşetmek

1. Susceptible (adj) - hassas, risk altında 2. Optional (adj) - isteğe bağlı, seçmeli 3. Vague (adj) - belirsiz, müphem

4. Proportionally (adv) - orantısal olarak 5. Alternatively (adv) - ya da, yerine 6. Expect (v) - beklemek, ummak

1. Rate (n) - oran

2. Incredibly (adv) - inanılamaz şekilde 3. Overcome (v) - üstesinden gelmek, yenmek

4. Speculate (v) - düşünmek, tahmin etmek, kurgulamak 5. Hamper (v) - engellemek

(7)

1. Collaboration (n) - işbirliği 2. Stubbornly (adv) - inatçı şekilde 3. Concisely (adv) - kısaca, az öz 4. Hostile (adj) - düşman, düşmanca 5. Access (n) - erişim, giriş

6. Creativity (n) - yaratıcılık

1. Traditional (adj) - geleneksel 2. Unethical (adj) - ahlaksız 3. Grant (v) - vermek

4. Refer (v) - atıfta bulunmak 5. Untamed (adj) - vahşi

6. Study (v) - incelemek, araştırmak, tahsil etmek

1. Remedy (n) - çare 2. Explode (v) - patlamak

3. Contribute (v) - katkıda bulunmak, yol açmak 4. Disrupt (v) - engellemek, müdahele etmek 5. Dismissal (n) - işten çıkartma, reddetme 6. Participation (n) - katılma, katılım

1. Disruptive (adj) - engelleyici 2. Assessment (n) – değerlendirme 3. Proceed (v) - devam etmek, ilerlemek 4. Notice (v) - farketmek, farkına varmak 5. Merit (v) - hak etmek

(8)

1. Pertain (v) - ilişkili olmak 2. Infer (v) - sonuç çıkartmak 3. Familiar (adj) - bildik, tanıdık 4. Similar (adj) - benzer

5. Kindly (adj) - sevecen, iyi niyetli

6. Available (adj) - elde olan, mevcut olan

1. Tendency (n) - eğilim, meyil

2. Continual (adj) - uzun süreli, devamlı 3. Raise (v) - uyandırmak, yetiştirmek

4. Similarly (adv) - aynı şekilde, benzer biçimde 5. Mistrust (v) - şüphelenmek

6. Supplier (n) - tedarik eden kimse, tedarikçi, sağlayıcı

1. Curb (v) - sınırlamak

2. Value (v) - değerlendirmek, üzerine titremek 3. Traditional (adj) - geleneksel

4. Conditional (adj) - şarta bağlı, koşula bağlı 5. Allude (v) - ima etmek

1. Device (n) - cihaz, alet 2. Merit (n) - erdem

3. Alternatively (adv) - ya da, yerine 4. Selected (adj) - seçilmiş

5. Recurrent (adj) - tekrar eden, yinelenen 6. Rejection (n) - red etme, geri çevirme

(9)

1. Adopt (v) - kabul etmek, benimsemek, evlat edinmek 2. Conversely (adv) - tersine, aksine

3. Fetch (v) - gidip getirmek

4. Necessarily (adv) - zorunlu olarak, mutlaka 5. Notably (adv) - kayda eğer şekilde, özellikle 6. Allow (v) - izin vermek

1. Equivalently (adv) - benzer şekilde 2. Similar (adj) - benzer

3. Voluntarily (adv) - gönüllü olarak, isteyerek 4. Irresponsible (adj) - sorumsuz

5. Join (v) - birleştirmek, katılmak 6. Awkwardly (adv) - beceriksizce

1. Intricate (adj) - karmaşık 2. Participate (v) - katılmak

3. Deter (v) - caydırmak, vazgeçirmek 4. Confidence (n) - güven

5. Efficiently (adv) - verimli şekilde, etkili şekilde 6. Recognize (v) - tanımak, fark etmek

1. Directly (adv) - doğrudan, direkt olarak

2. Enact (v) - yasalaştırmak, onaylamak, imzalamak 3. Consist (v) - meydana gelmek, oluşmak

4. Confiscation (n) - el koyma 5. Emotional (adj) - duygusal

(10)

1. Tremendously (adv) - büyük çapta 2. Pursue (v) - takip etmek

3. Release (v) - serbest bırakmak 4. Together (adv) - birlikte 5. Scatter (v) - dağıtmak

6. Crude (adj) - ham, işlenmemiş

1. Ultimately (adv) - en sonunda, nihayetinde 2. Prisoner (n) - mahkum

3. Efficiency (n) - verimlilik 4. Patient (n) - hasta

5. Recreate (v) - yeniden oluşturmak, yeniden canlandırmak 6. Hardship (n) - zorluk

1. Recommend (v) - tavsiye etmek 2. Decline (v) - azalmak, düşmek 3. Condition (v) - şart koşmak

4. Efficiently (adv) - verimli şekilde, etkili şekilde 5. Stagnant (adj) - durağan

6. Loyal (adj) - sadık

1. Proportionally (adv) - orantısal olarak 2. Diversely (adv) - çeşitli

3. Dominate (v) - hakim olmak, baskın olmak 4. Degree (n) - derece, seviye

5. Deserve (v) - hak etmek 6. Fetch (v) - gidip getirmek

(11)

1. Interpretation (n) - yorum, değerlendirme 2. Recuperative (adj) - iyileştirici, düzeltici 3. Stable (adj) - sabit, değişmez

4. Invalid (adj) - geçersiz, hasta 5. Intricate (adj) - karmaşık

6. Exclusive (adj) - belli bir gruba ait, özel

1. Despair (n) - hopelessness, desperation 2. Distribute (v) - give out, spread, disperse 3. Combination (n) - association

4. Feasible (adj) - viable, practicable 5. Blame (v) - accuse, charge

6. Contemporary (adj) – modern

1. Figure (n) - well known person 2. Versatile (adj) - various, many-sided

3. Suitably (adv) - appropriately, conveniently 4. Law (n) - rule

5. Sufficient (n) - adequate 6. Flexibly (adv) - elastically

1. Presently (adv) - currently 2. Competition (n) - rivalry

3. Commit (v) - act of doing something (often false) 4. Induce (v) - cause

5. Sensitively (adv) - in a caring manner 6. Illogical (adj) - not plausible

(12)

1. Kingdom - krallık 2. To dry up - kurumak 3. Anxious - endişeli 4. Barren - çorak, verimsiz 5. To earn a living - geçinmek 6. Disaster - felaket

7. To urge - zorlamak, teşvik etmek 8. To sprout - filizlenmek

9. Lump - parça

1. Remove (v) - çıkartmak, kurtulmak 2. Fully (adv) - tamamen, bütünüyle 3. Exploitation (n) - kullanma, sömürme 4. Stubborn (adj) - inatçı

5. Dedication (n) - adama, ithaf

6. Avoidance (n) - sakınma, kaçınma, uzak durma

1. Reconcile (v) - anlaşmak, uzlaşmak

2. Indefinitely (adv) - belirsiz, süresiz, sonsuza kadar 3. Obscurity (n) - belirsizlik

4. Essentially (adv) - esasen, aslında 5. Appropriate (adj) - uygun

6. Seemingly (adv) - görünüşe bakılırsa

1. Reconcile (v) - anlaşmak, uzlaşmak

2. Indefinitely (adv) - belirsiz, süresiz, sonsuza kadar 3. Obscurity (n) - belirsizlik

4. Essentially (adv) - esasen, aslında 5. Appropriate (adj) - uygun

(13)

1. Necessarily (adv) - zorunlu olarak, mutlaka 2. Reverse (v) - tersine çevirmek

3. Obstinately (adv) - inatçı şekilde 4. Application (n) - uygulama 5. Competent (adj) - ehil, yetenekli 6. Impact (n) – etki

1. Coherent (adj) - tutarlı 2. Allude (v) - ima etmek

3. Deliberately (adv) - kasten, isteyerek 4. Prisoner (n) - mahkum

5. Expose (v) - maruz bırakmak, sergilemek 6. Arrangement (n) - düzen, plan

1. Diversely (adv) - çeşitli 2. Expression (n) - ifade 3. Abundantly (adv) - bol, çok

4. Implicate (v) - birini olumsuz birşeye karıştırmak 5. Propose (v) - teklif etmek, önermek

6. Conducive (adj) - sebep olan, yardımcı

1. scholarship (n) - assistance, award, serious study 2. similarly (adv) - likewise, correspondingly

3. compliance (n) - abidance, conformity 4. asset (n) - valuable property

5. illiterate (adj) - unable to read and write 6. exclusively (adv) – only

1. Exposure (n) - maruziyet, maruz bırakma, açığa 2. Expose (v) - maruz bırakmak, sergilemek

3. Constant (adj) - sürekli, devamlı, sabit 4. Excuse (v) - bağışlamak

5. Remarkably (adv) - kayda değer şekilde, önemli şekilde 6. Consequently (adv) - sonuç olarak

(14)

1. Rapid (adj) - hızlı

2. Initial (adj) - baştaki, birinci, ilk 3. Invasive (adj) - istilacı, yayılmacı 4. Variable (adj) - değişken, kararsız

5. Venture (v) - bir işe girişmek, riske atılmak 6. Extraction (n) - çıkartma

1. Restriction (n) - sınırlama, kısıtlama 2. Desolate (adj) - perişan

3. Endanger (v) - tehlikeye atmak

4. Fail (v) - başarısız olmak, başaramamak 5. Bargain (v) - pazarlık etmek

6. Negotiate (v) - müzakere etmek, görüşmek

1. Gap (n) - boşluk, aralık 2. Instinct (n) - içgüdü 3. Remedy (n) - çare

4. Determination (n) - kararlılık

5. Negotiate (v) - müzakere etmek, görüşmek 6. Conclusively (adv) - kesin şekilde, kati şekilde

1. Capture (v) - yakalamak, el koymak 2. Impression (n) - izlenim

3. Vacancy (n) - boşluk

4. Discrepancy (n) - farklılık, fark 5. Rebuke (v) - azarlamak

6. Attractive (adj) - cazip, çekici

1. Adapt (v) - uyum sağlamak 2. Expect (v) - beklemek, ummak 3. Continually (adv) - devamlı şekilde 4. Properly (adv) - doğru düzgün 5. Allocate (v) - ayırmak, tahsis etmek 6. Alternatively (adv) - ya da, yerine

(15)

1. Wasteful (adj) - müsrif, savurgan, ziyankar 2. Reputedly (adv) - rivayete göre

3. Option (n) - seçenek

4. Deceit (n) - aldatma, kandırmaca 5. Catastrophe (n) - facia, felaket

6. Multiple (adj) - çoklu, birçok, çok yönlü

1. Subjective (adj) - öznel, taraflı 2. Fortunate (adj) - şanslı

3. Potential (adj) - olası, muhtemel 4. Crude (adj) - ham, işlenmemiş 5. Clue (n) - ipucu

6. Explosion (n) - patlama

1. Liability (n) - sorumluluk

2. Certainty (n) - kesinlik, kesin olan şey 3. Deceptive (adj) - aldatıcı, yanıltıcı 4. Negligible (adj) - önemsiz, az 5. Establish (v) - kurmak

6. Ultimately (adv) - en sonunda, nihayetinde

1. Defect (n) - kusur, hata

2. Considerably (adv) - kayda değer şekilde, önemli ölçüde 3. Exposition (n) - sergi

4. Stagnant (adj) - durağan 5. Point (n) - nokta, seviye

6. Retention (n) - tutmak, saklamak

1. Eventually (adv) - sonunda, nihayet

2. Uneasy (adj) - tedirgin, huzursuz, endişeli, kaygılı 3. Relief (n) - rahatlama

4. Appropriate (adj) - uygun 5. Bargain (v) - pazarlık etmek 6. Reaction (n) - tepki, cevap

(16)

1. Establish (v) - kurmak 2. Slightly (adv) - az, hafif

3. Previously (adv) - önceden, eskiden 4. Alteration (n) - değişiklik

5. Rebut (v) - çürütmek

1. Notoriously (adv) - açıkça, adı çıkmış şekilde 2. Impartially (adv) - tarafsızca, adil şekilde 3. Acknowledge (v) - kabul etmek, itiraf etmek 4. Harmless (adj) - zararsız

5. Abduct (v) - adam kaçırmak 6. Restricted (adj) - sınırlı, kısıtlı

1. Example (n) - örnek

2. Exceed (v) - aşmak, geçmek 3. Exceedingly (adv) - aşırı, fazla 4. Exception (n) - istisna

5. Retain (v) - alıkoymak, tutmak

6. Continuously (adv) - sürekli, devamlı, durmaksızın

1. Approximately (adv) - yaklaşık olarak 2. Deceptive (adj) - aldatıcı, yanıltıcı 3. Restrict (v) - sınırlamak

4. Remove (v) - çıkartmak, kurtulmak 5. Imply (v) - ima etmek

6. Condition (v) - şart koşmak

1. Sail (v) - gemi seyahati yapmak

2. Confidently (adv) - kendine güvenir şekilde 3. Discovery (n) - keşif, buluş, ortaya çıkarma 4. Venture (v) - bir işe girişmek, riske atılmak 5. Strictly (adv) - sert şekilde, katı şekilde 6. Deceitful (adj) - aldatıcı, yanıltıcı

(17)

1. Coherent (adj) - tutarlı 2. Liability (n) - sorumluluk

3. Soundly (adv) - mükemmelen, tamamen 4. Perishable (adj) - yok olabilir, bozulabilir

5. Spontaneous (adj) - doğaçlama, kendiliğinden olan 6. Abolition (n) - uygulamadan kaldırma

1. Accompany (v) - eşlik etmek 2. Achievement (n) - başarı 3. Regret (v) - pişman olmak 4. Classify (v) - sınıflandırmak 5. Request (v) - rica etmek 6. Resume (v) - tekrar başlamak

1. Inflict (v) - acı vermek, ızdırap vermek, ceza vermek 2. Compatibility (n) - uygunluk, bağdaşma

3. Virtually (adv) - neredeyse, hemen hemen 4. Randomly (adv) - tesadüfi, rastgele 5. Prisoner (n) - mahkum

6. Pursue (v) - takip etmek

1. Rejection (n) - red etme, geri çevirme 2. Interfere (v) - müdahale etmek

3. Sufficiency (n) - yeterlilik 4. Achievement (n) - başarı

5. Perceive (v) - algılamak, anlamak 6. Consult (v) - danışmak

1. Commitment (n) - sorumluluk, yükümlülük, söz 2. Protection (n) - koruma

3. Discussion (n) - tartışma, anlaşmazlık 4. Encouragement (n) - teşvik, cesaretlendirme 5. Access (n) - erişim, giriş

(18)

1. Linkage (n) - bağlantı, ilişki

2. Request (v) - rica etmek

3. Emotional (adj) - duygusal

4. Morality (n) - ahlak

5. Supply (n) - kaynak, rezerv, arz

6. Indispensably (adv) - vazgeçilmez şekilde

1. Upset (v) - üzmek, hayal kırıklığına uğratmak

2. Uphold (v) - desteklemek

3. Untamed (adj) - vahşi

4. Negotiate (v) - müzakere etmek, görüşmek

5. Lately (adv) - son zamanlarda

6. Fully (adv) - tamamen, bütünüyle

1. Nutritious (adj) - besleyici

2. Offensive (adj) - saldırgan

3. Recommendation (n) - tavsiye

4. Ample (adj) - bol, çok

5. Pitifully (adv) - acıklı bir şekilde

6. Suspect (v) - şüphelenmek

1. Relative (adj) - nisbi, göreceli

2. Foresee (v) - tahmin etmek

3. Thorough (adj) - tam, esaslı, enine boyuna

4. Recently (adv) - son zamanlarda

5. Require (v) - gerektirmek

(19)

1. Favorably (adv) - yolunda, iyi,

2. Dismay (v) - korkutmak, dehşete düşürmek

3. Enforce (v) - uygulamak, yürürlüğe koymak

4. Locate (v) - yerleştirmek, yerini belirlemek

5. Support (v) - desteklemek

6. Generally (adv) - genellikle

1. Favorably (adv) - yolunda, iyi,

2. Dismay (v) - korkutmak, dehşete düşürmek

3. Enforce (v) - uygulamak, yürürlüğe koymak

4. Locate (v) - yerleştirmek, yerini belirlemek

5. Support (v) - desteklemek

6. Generally (adv) - genellikle

1. Clue (n) - ipucu

2. Explosion (n) - patlama

3. Stagnant (adj) - durağan

4. Oblige (v) - zorlamak

5. Ample (adj) - bol, çok

6. Outside (adj) - dış

1. Recovery (n) - iyileşme

2. Reluctantly (adv) - isteksizce

3. Lately (adv) - son zamanlarda

4. Socially (adv) - toplumsal açıdan, sosyal bakımdan

5. Circulate (v) - dolaşmak, yayılmak

6. Compatible (adj) - uygun

1. Maintenance (n) - bakım

2. Indulgent (adj) - yumuşak, hoşgörülü

3. Appreciation (n) - takdir, anlama

4. Install (v) - monte etmek, takmak, kurmak

5. Cure (v) - tedavi etmek, iyileştirmek

References

Related documents

1. Should the use of Jupiters scissor lift and forklift be required, permission must be requested from the Assistant Floor Manager. No other staff member can give permission to use

In conclusion, the present study found that early-deaf cats resulted in an increase in spine density and a decrease in spine head diameter in a visual cortical region in both the

We have also conjectured that secondary and tertiary oceanic gravity waves result from nonlinear resonant interactions of the primary tsunami waves accompanying their propagation

1 EBIT (adj.) = Operating profit before other income and expenses 2 Reported growth adjusted for FX and M&A. • Group EBIT (adj.) 1 increased

Upon successful completion of this course, students should be able to: Identify the pivotal role of the courts in justice administration. Provide an overview of the legal bases of

 “ Process in which a liquid or vapour mixture Process in which a liquid or vapour mixture Process in which a liquid or vapour mixture Process in which a liquid or vapour mixture of

[r]

Thus, among the 5.83 percent of workers which choose to buy the privately supplied variety of the VDP in the MW case, 5.82 percent (among all workers) will be against introducing